Güzel Bir Hafta Sonu Dileriz

Kısa Kısa'da yeni bir Hikaye

Yolunacak Kaz?..

Sağlıcakla Kalın

×

Loading...
LÜTFEN KULAK VERİN "COVİD" TEHLİKELİDİR

















SON YAZILAR :
Loading...


24 Nisan 2020

İlhan Özsoy

(1867, İstanbul-1944, İstanbul), Türk heykeltıraş.


Türkiye'de batılı anlamda sanat eğitimi veren ilk okul olan Sanayi-i Nefise'nin heykel bölümünün ilk Türk öğrencisidir. Sanayi-i Nefise'de heykel bölümü başkanlığı, İnas Sanayi-i Nefise Mektebi'nde öğretmenlik yapan sanatçı, Türkiye'deki tanınmış heykeltıraşların öğrenimlerine katkıda bulunmuştur.

Yaşamı
1867 yılında İstanbul'da doğdu. İlköğrenimini tamamladıktan sonra on üç yaşında iken Sanayi-i Nefise Mektebi'ne girdi ve bu okulun heykel bölümünün ilk Türk öğrencisi oldu. Yeni yapılmış olan okulun binalarını gezerken okulun ilk heykel öğretmeni Osgan Efendi'nin dikkatini çektiği ve onun ilgilenip öğrenci olmasını teklif etmesi üzerine okula kaydolduğu anlatılır.

1883'te girdiği okuldan 1891 yılında mezun oldu. Kazandığı bir sınav sonucu devlet bursu ile Paris'e gönderildi. Paris'te önce Jean Baptise Gustav Deloye'nin atölyesine girdi; daha sonra oradan ayrılarak École des Beaux-Arts'a devam etti. Carpeaux, Falguiere gibi akademisyenlerden dersler aldı. 1893 ve 1894 Paris Güzel Sanatlar Sergileri'nde eserleri sergilendi.

1895'te eğitimini bitirerek döndü. Bir arkadaşıyla İstanbul'da özel bir heykel atölyesi açtıysa da, toplumun heykel sanatı karşısındaki olumsuz tutumu nedeniyle, atölyeyi kapatmak zorunda kaldı. Bir süre özel işlerde çalıştı. Bu dönemde iç mekan alçı süslemeleri ve dekorasyon işleri ile uğraştı ayrıca memur olarak da görev yaptı. 1897'de Asar-ı Atika Müzesine eski eser onarımcısı olarak atandı. Osman Hamdi Bey ile birliket Sayda kazılarında yer aldı. İskender Lahdi'nin onarımında hocası Osgan Efendi ile birlikte çalıştı.

1904 yılından itibaren Sanayi-i Nefise Mektebi Heykel Bölümünde öğretmen yardımcılığı yaptı. Osgan Efendi'nin 1914'te emekliye ayrılması üzerine heykel bölümünde tek öğretmen olarak kaldı ve Heykel Bölümün Türk asıllı ilk atölye sorumlusu olarak tarihe geçti. İnas Sanayi-i Nefise Mektebi'nde de hocalık yapan İhsan Bey, 1933'te emekli oldu. 1944 yılında İstanbul'da öldü.

Sanatında Yunan ve Roma heykel sanatının, İtalyan Rönesansı'nın ve 17.yüzyıl Fransız heykeline bağlı Natüralizmin etkileri gözlenmektedir. Hitit ve Mısır heykellerine ve modern sanata da ilgi duymuştur. Günümüze kalan eserleri: İstanbul'da Süreyya Sineması'nın sahnesi önündeki Dans Eden Çocuklar isimli friz ve giriş cephesindeki müzik ve sahne sanatlarını temsil eden kabartma figürler, İstanbul Resim Heykel Müzesi'ndeki Nimet Hanım ve Uzun Saçlı Kadın Büstü adını taşıyan Kerime Salahor (Osman Hamdi Bey'in kızı) büstüdür. Sanatçı, Süreyya Sineması'na yaptığı rölyefle, figürlü bir kabartmanın büyük halk kitlelerinin yaşamına doğrudan katılmasını başarmıştır.

22 Nisan 2020

23 Nisanın Anlam ve Önemi


23 Nisan her yıl büyük bir coşkula kutlanırken 23 Nisanın anlam ve önemi de merak ediliyor. 23 Nisan neden bayram olarak ilan edildi? insanlarımız tarafından araştırılıyor. 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. İşte 23 Nisanın anlam ve önemi ve 23 Nisan neden bayram olarak ilan edildi? sorusunun yanıtı...
23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir. Tüm dünyaya kardeşlik mesajlarının verildiği ve her türlü sorunun el ele, kardeşçe çözülmesi gerektiğinin hatırlatılması bakımından “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” çok büyük önem taşımaktadır. Türk milletinin gönlünde, onun bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak önemli bir yer işgâl eden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl yurdumuzda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, yurtdışı temsilciliklerimizde, bütün kurumlarımızda ve okullarımızda çeşitli etkinliklerle kutlanarak milli birliğimizin kenetlenmiş ifadesini temsil etmektedir.
23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği tarihtir.
Atatürk, 23 Nisan 1924'te '23 Nisan' gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929’da Atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 Nisan ilk defa 1929 yılında Çocuk Bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 1979'da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu millî bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve Türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır. Dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke Türkiye’dir.
Türk milletinin gönlünde, onun bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi olarak en önemli yeri işgâl eden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, her yıl yurdumuzda ve yurtdışındaki temsilciliklerimizde, bütün kurumlarımızda, okullarımızda ve her evde çeşitli etkinliklerle kutlanarak millî birliğimizin kenetlenmiş ifadesini temsil etmektedir.
ATATÜRK'E GÖRE ÇOCUKLAR
Atatürk'e göre "Vatanı korumak çocukları korumakla başlar", "Çocukları her türlü ihmal ve istismardan korumalı ve onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel olarak ele alınmalıdır." Yine Atatürk'e göre "Çocuk sevgisi bir ihtiyaçtır". İşte bu nedenledir ki hiç çocuğu olmayan Atatürk, çok sayıda manevi evlat sahibi olmuştur. Ve yine bu nedenledir ki, TBMM'nin açıldığı 23 Nisan'ın aynı zamanda "çocuk bayramı" olmasını kabul etmiştir. 23 Nisan, Atatürk'ün hamiliğini yaptığı bir Cumhuriyet kurumu olan Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin öncülüğünde zamanla önce fiilen, sonra resmen bir "çocuk bayramı"na dönüşmüştür. 23 Nisan 1926 tarihli Milliyet gazetesinde Himaye-i Etfal Cemiyeti Başkanı Fuat Bey'in şu açıklaması yayınlanmıştır: "Bugün çocuk günüdür, yani istikbale ve istiklale ait bir gündür. Cumhuriyet hükümetimiz bu günü çocuklara tahsis etti." Atatürk'ün yaveri Cevat Abbas Gürer de Güneş Kulübü adına Tepebaşı Tiyatrosundaki 23 Nisan kutlamasında yaptığı konuşmada Atatürk'ü, "23 Nisan'ın validi (babası)" diye adlandırmıştır.
Atatürk diyor ki:
“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”
23 NİSAN NEDEN KUTLANIR?
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî tatil günlerinden ve ulusal bayramlarından biridir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilmiştir. Aynı zamanda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de resmî tatil günü ve ulusal bayramıdır.
23 NİSAN'IN ÖNEMİ: Türkiye’nin ilk milli, dünyanın ise tek çocuk bayramıdır. TBMM’nin açılış gününü esas alarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan etmiştir.

Sokrates’ten 17 Önemli Hayat Dersi

Fikirleriyle çığır açan ve bu fikirleri sebebiyle 80 yaşında idama mahkum edilen ünlü filozof Sokrates’in kulağınıza küpe olması gereken sözlerini sizler için derledik.

1. “Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim.”

image

2. “Yalnız işsiz olanlar değil, daha iyi işler yapabilecek olanlar da başıboştur.”

image

3. “Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendisinden başlamalıdır.”

image

4. “Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.”

image


image

5. “Kadın erkekle bir kez eşit hale getirildi mi, artık ondan üstün olur.”

image

6. “Cahil insan kendinin bile düşmanı iken, başkasına dost olması nasıl beklenir”

image

7. “Endişelerinizden kurtulmak istiyorsaniz , yaşamaktan en çok korktuğunuz şeyin bir gün başınıza geleceğini kabul edin.”

image

8. “Kendin pahasına olduktan sonra tüm dünyayı kazansan eline ne geçer?”

image

9. “Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.”

image

10. “Ne pahasına olursa olsun, evlenin. Karınız iyi çıkarsa mutlu olursunuz,yok fena çıkarsa o zaman da filozof olursunuz.”

image

11. “Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir.”

image

12. “Haksızlığa uğramak, haksızlık yapmaktan iyidir.”

image

13. “Sadece bir iyi vardır, bilgi; ve sadece bir kötü vardır, cehalet.”

image

14. “Kendini bulmak istiyorsan, kendin için düşün.”

image

15. “En faziletli insan rûhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini duyandır.”

image

16. “En faziletli insan ruhen yükselmeye çalışan, en mutlu insan da yükseldiğini duyandır.”

image

17. “Öğrenmek, eskiden bilinmiş bir şeyi yeniden hatırlamaktan başka bir şey değildir.”

image

20 Nisan 2020

Meksika

MD FTU 003

Coğrafi Verileri

Konum: Orta Amerika'da, Karayip Denizi ve Meksika körfezi kıyısında, Belize ve ABD arasında, Kuzey Pasifik Okyanusu kıyısında, Guatemala ve ABD arasında yer alır.
Coğrafi konumu: 23 00 Kuzey enlemi, 102 00 Batı boylamı
Haritadaki konumu: Kuzey Amerika
Yüzölçümü: 1,972,550 km²
Sınırları: toplam: 4,353 km
MD FTU 004 Sınır komşuları: Belize 250 km, Guatemala 962 km, ABD 3,141 km
Sahil şeridi: 9,330 km
İklimi: Tropikalden çöl iklimine kadar değişiklik gösterir.
Arazi yapısı: Yüksek, kayalıklı dağlar, alçak kıyı ovaları, yüksek platolar, çöller
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Salada Gölü -10 m
en yüksek noktası: Volcan Pico de Orizaba 5,700 m
Doğal kaynakları: Petrol, gümüş, altın, kurşun, çinko, doğal gaz, kereste
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %12.66
daimi ekinler: %1.28
diğer: %86.06 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 63,200 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: Volkanlar, depremler, kasırgalar

MD FTU 005 (mexcico city) MD FTU 006 (Chichen itza)

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 111,211,789 (Temmuz 2009 verileri)
Nüfus artış oranı: %1.16 (2006 verileri)
Mülteci oranı: -4.32 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Bebek ölüm oranı: 20.26 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 75.41 yıl
erkeklerde: 72.63 yıl
kadınlarda: 78.33 yıl (2006 verileri)
MD FTU 007 MD FTU 008

Ortalama çocuk sayısı: 2.42 çocuk/1 kadın (2006 tahmini)
HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.3 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 160,000 (2003 verileri)
HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 5,000 (2003 verileri)
Ulus: Meksikalı
Nüfusun etnik dağılımı: Melezler %60, Kızılderililer %30, beyazlar %9, diğer %1
Din: Roma Katolikleri %89, Protestan %6, diğer %5
Diller: İspanyolca, çeşitli Maya, Nahuatl ve diğer yerel diller
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler
toplam nüfusta: %92.2
erkekler: %94
kadınlar: %90.5 (2003 verileri)

MD FTU 009 MD FTV 001

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Meksika Devleti
kısa şekli : Mexico
Yerel tam adı: Estados Unidos Mexicanos
yerel kısa şekli: Mexico
Yönetim biçimi: Başkanlık Tipi Federal Cumhuriyet
Başkent: Mexico City
İdari bölümler: 31 eyalet ve 1 federal bölge; Aguascalientes, Baja California, Baja California Sur, MD FTV 002 Campeche, Chiapas, Chihuahua, Coahuila de Zaragoza, Colima, Distrito Federal, Durango, Guanajuato, Guerrero, Hidalgo, Jalisco, Mexico, Michoacan de Ocampo, Morelos, Nayarit, Nuevo Leon, Oaxaca, Puebla, Queretaro de Arteaga, Quintana Roo, San Luis Potosi, Sinaloa, Sonora, Tabasco, Tamaulipas, Tlaxcala, Veracruz-Llave, Yucatan, Zacatecas
Bağımsızlık günü: 16 Eylül 1810 (İspanya'dan)
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 16 Eylül (1810)
Anayasa: 5 Şubat 1917
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: APEC (Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Forumu), BCIE, MD FTV 003 BIS (Uluslararası İmar Bankası), Caricom (Karayipler Topluluğu ve Ortak Pazarı), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), CDB (Karayipler Kalkınma Bankası), CE (Avrupa Konseyi), EBRD (Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası), ECLAC (Birleşmiş Milletler Latin Amerika ve Karayipler Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-3, G-6, G-11, G-15, G-19, G-24, IADB (Amerika Bölgesi Kalkınma Bankası), IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IEA (Uluslararası Enerji Ajansı), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IFRCS MD FTV 004 (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), LAES, LAIA (Latin Amerika Entegrasyon Birliği), NAM, NEA (Nükleer Enerji Ajansı), OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı), OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü),OPANAL, OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu), PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi), RG, UN MD FTV 005 (Birleşmiş Milletler), UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı), UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü), UNITAR (BM Eğitim Araştırma Enstitüsü), UNU, UPU (Dünya Posta Birliği), WCL (Dünya Emek Konfederasyonu), WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu), WHO (Dünya Sağlık Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WToO (Dünya Turizm Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü) 

Ekonomik Göstergeler

MD FTV 006 GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 1.134 trilyon $ (2006 verileri)
GSYİH - reel büyüme: %4.5 (2006 verileri)
GSYİH - sektörel bileşim: tarım: %3.9
endüstri: %25.7
hizmet: %70.5 (2006)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %3.4 (2006 verileri)
İş gücü: 38.09 milyon (2006)
Sektörlere göre işgücü dağılımı: tarım %18, endüstri %24, hizmet %58 (2003)
İşsizlik oranı: %3.2 (2006)
Endüstri: Yiyecek, içecek, tütün, kimyasal ürünler, demir ve çelik, petrol, madencilik, tekstil, giysi, MD FTV 007 motorlu araçlar, tüketim malları, turizm
Endüstrinin büyüme oranı: %3.6 (2006 verileri)
Elektrik üretimi: 242.4 milyar kWh (2004)
Elektrik tüketimi: 224.6 milyar kWh (2004)
Elektrik ihracatı: 1.203 milyar kWh (2004)
Elektrik ithalatı: 416 milyon kWh (2004)
Tarım ürünleri: Mısır, buğday, soya fasulyesi, pirinç, baklagiller, pamuk, kahve, meyve, domates, sığır eti, kümes hayvanları, süt ürünleri, ağaç ürünleri
İhracat: 248.8 milyar $ ( 2006)
İhracat ürünleri: Sanayi malları, petrol ürünleri, gümüş, meyve, sebze, kahve, pamuk
MD FTV 008 İhracat ortakları: ABD %85.7, Kanada %2, İspanya %1.4 (2005)
İthalat: 253.1 milyar $ (2006)
İthalat ürünleri: Metal kesme makineleri, çelik ürünleri, tarım makineleri, elektrik cihazları, motorlu araçlar için yedek parçalar, uçak ve uçak parçaları
İthalat ortakları: ABD %53.4, Çin %8, Japonya %5.9 (2005)
Dış borç tutarı: 200.4 milyar $ (2008)
Para birimi: Meksika Pesosu (MXN)
Para birimi kodu: MXN
Mali yıl: Takvim yılı

İletişim Bilgileri

Kullanılan telefon hatları: 19.512 milyon (2005)
MD FTV 009 (aapulco) Telefon kodu: 52
Radyo yayın istasyonları: AM 850, FM 545, kısa dalga 15 (2003)
Radyolar: 31 milyon (1997)
Televizyon yayını yapan istasyonlar: 236 (1997)
Televizyonlar: 25.6 milyon (1997)
Internet kısaltması: .mx
Internet servis sağlayıcıları: 51 (2000)
Internet kullanıcıları: 18,622,500 (2005)

Ulaşım ve Taşımacılık

MD FTY 001 (abd meksika sınırı) Demiryolları: 17,562 km (2005 verileri)
Karayolları: 235,670 km (2004)
Su yolları: 2,900 km
Boru hatları: doğal gaz 22,705 km; likit petrol gazı 1,875 km; ham petrol 8,688 km; petrol/gaz/su 228 km; petrol ürünleri 6,520 km (2006)
Limanları: Acapulco, Altamira, Coatzacoalcos, Ensenada, Guaymas, La Paz, Lazaro Cardenas, Manzanillo, Mazatlan, Progreso, Salina Cruz, Tampico, Topolobampo, Tuxpan, Veracruz
Hava alanları: 1,839 (2006 verileri)
Helikopter alanları: 1 (2006 verileri)

MD FTY 002 (azteca stadyumu)

MD FTY 004 (Urique Konvoyu,) MD FTY 003 (körfea)  MD FTY 005 (meksika kahvaltısı rancheroda)

Çimentonun Tarihi

Portland Çimentonun Erken Tarihi ve Gelişimi
çimento torbaUygarlıkların ilk oluşumundan beri taşları katı, şekle sokulmuş bir halde bağlayacak bir malzeme aranmıştır. Asurlular ve Babilliler bu amaçla kili kullanmışlar, Mısırlılar' da Piramit gibi yapıların inşasında bağlayıcı malzeme olarak kireç ve alçıtaşı harcını geliştirmişlerdir.
Yunanlılar bağlayıcı malzemeleri daha fazla geliştirmiş ve sonunda Romalılar sürekli dayanıklılık sağlayan yapılar üreten çimentoyu kullanıma sunmuşlardır.
Roma forumundaki bina temellerinin çoğu bazı yerlerde 3,5 metre derinliğinde harç formunda inşa edilmiştir. M.Ö.27 civarında inşa edilen büyük Roma hamamları, Kolezyum, ve büyük Konstantin Bazilikası çimento harcının kullanıldığı erken Roma mimarisi örneklerindendir.
Roma Formülü
çimentoRomalıların çimento yapmadaki başarılarının sırrı Vesivius Dağı' nın bir volkanik külü olan puzolanla sönmüş kirecin karıştırılmasına dayanmaktadır. Bu proses suda sertleşme yeteneğine sahip bir çimento üretmiştir. Orta Çağda bu sanat kaybolmuş ve bizler hidrolik (suda donan) çimentonun sırrını tekrar keşfedene kadar saklı kalmıştır.
İngiltere Cornwall sahilindeki Eddystone Fenerinin tekrar eden yapısal başarısızlığı, bir İngiliz mühendis olan John Smeaton' un taze ve tuzlu suda harçlarla deneyler yapmasına yol açmıştır. 1756 da bu testler, önemli miktarda kil içeren kalkerden yapılan çimentonun suda donduğunu göstermiştir. Bu buluştan faydalanarak Eddystone Fenerini yeniden inşa etmiş ve bu fener 126 yıl yenilenmeden ayakta kalmıştır.
1756 dan 1830' a kadar çimento alanında deneyler yapan diğer araştırmacılar Fransa' da L. J. Vicat ve Lesage , İngiltere' de Joseph Parker ve James Frost olmuştur.
Portland Çimento keşfedilmeden ve keşfinden sonra birkaç yıl, çok miktarda doğal çimento kullanılmıştır. Doğal çimento kireç ve kilin doğal olarak oluşmuş karışımının yakılmasıyla üretilmiştir. Doğal çimentonun bileşenleri doğa tarafından karıştırıldığı için, özellikleri yapıldığı doğal kaynaklar kadar değişkenlik göstermiştir.
Aspdin'in Patent Alışı
ç fabİngiltere Leeds de bir duvarcı olan Joseph Aspdin 1824' te hidrolik bir çimento üzerine patent almış ve bu çimentoya, rengi İngiltere' nin Portland adasında çıkarılan taşa benzediği için Portland Çimentosu adını vermiştir. Aspdin'in yöntemi, kalker ve kilin dikkatlice oranlanarak karıştırılmasına, toz haline getirilmesine, karışımın pişirilerek klinker elde edilmesine ve bu klinkerin nihai çimento olacak şekilde öğütülmesine dayanır.
Bugün portland çimento Aspdin'in zamanında olduğu gibi kalsiyum, silis, alüminyum ve demirin önceden belirlenmiş ve dikkatlice karıştırılmış kimyasal birleşimidir.
20. Yüzyılda Çimento
20. yüzyılın başlarında iki önemli keşif gerçekleşmiştir.
Birincisi kil yerine demir içermeyen kaolenin kullanılmasıyla elde edilen beyaz çimentonun üretim prensibinin keşfedilmesidir. Ancak, bu farklı kompozisyon gri çimentoyla kıyaslanabilir dayanım kapasitesi sağlayarak çimentonun esas özelliklerini değiştirmemiştir.
1908 yılı, kalker ve boksitle yapılan ilk endüstriyel kalsiyum alumimata şahitlik etmiştir. Saldırgan ajanlara ve yüksek sıcaklıklara dayanıklı olan yüksek aluminalı çimento pek çok farklı uygulama alanında yüksek performanslı bağlayıcı veya kimyasal reaktan olarak kullanımı gibi çok amaçlı kullanım imkanlarını ortaya çıkarmıştır. Bugün kalsiyum aluminatlar inşaat sahasındaki teknolojik gelişmenin uç noktasında durmaktadır ve özel harçlar, refrakter harçları ve diğerleri gibi pek çok teknolojik ürünün geliştirilmesini teşvik etmiştir.

Türkiye Şehirleri Türkiye Coğrafyası Dünya Şehirleri Dünya Coğrafyası Ülkeler



  • Blog Yazıları


    Email
    KISA KISA
    X



    Folower Button

    Takipçiler

    Company Info | Contact Us | Privacy policy | Term of use | Widget | Advertise with Us | Site map
    Copyright © 2020. merhancag . All Rights Reserved.

    Bilgi Mesajı

    Duvarı Aşamıyorsan Kapı Aç

    Kıssadan hisse Kısa Kısa'da sizi bekliyor...

    facebook sayfamızı takip edebilirsiniz!