MERHANCAG
  • Blog Yazıları

    loading...

    26 Temmuz 2017

    Çorabın Tarihi

    |0 yorum
    SANAYİ ÖNCESİ
    Temel giyim ihtiyaç maddelerinden biri olan çorap,yanlızca bir örtünme malzemesi olmayıp insan fsdggssağlığı açısından da son derece önemli bir giyisidir.Çorap,insanın hayatı boyunca çok sayıda tükettiği ve kullandığı giyim eşyaları arasında ömrü en kısa olanıdır. Günümüze göre değişik doku ve şekillerde de olsa çorap tarihi çok eskilere dayanmaktadır.Çorap tarihi incelendiğinde . İlk yazılı kaynaklarda ,eski yunan şair heseidos (İ.Ö 8 yy.) hayvan kılından örülen bir ayakkabı astarından (Piloi) bahseder. Ayrıca Anadolu’da MÖ 5.yüzyılda Altay Pazırık Kurgan'ında bulunan keçe çoraplar ,Türklerde çorap geleneğinin çok eskilere dayalı olduğunu kanıtlar ve Mezapotamya’da,(İ.Ö. 20.yy)’da örme çoraplar bulunduğu rivayet edilmektedir.Anadolu kültüründeki çorapların benzerlerini ise Balkan ülkelerinde ,Türmenistan'da ,Yunanistanda sürüleriyle yaşayıp oradan oraya dolaşan topluluklarda da görebiliyoruz.Türkçedeki çorap sözcüğü ise Farsça kökenlidir."Gorap" sözcüğü, Arapçaya "curap" buradan Türkçeye ise "Çorap"olarak geçer ve balkan diline de girer .Türkmenistan'da ise çoraba"çeşka" adı verilir.
    Romalılar ise ayaklarına ,bileklerine ve bacaklarına meşin yada kumaş bantlar sararlardı. İlk kez (İ.S.2.yy.)’da kumaş ,keçe veya hayvan postlarından kesilerek dikilen ve esnek olmayan bir tür çorap kullanılmaya başlanmıştır. Eski Mısır’da mezarlarda İ.S 3. ve 6.yüzyıl arasında tarihlenen örme çoraplar bulunmuştur.
    imageİlk çoraplar günümüzdeki şekline benzemezlerdi.Deri veya yün kumaştan ayak şekline uygun olarak dikilir,devamında pantolonla birleştirilirdi.Zamanla bu tarz giyimin dizaltı olan kısmı daha inceldi ve dizin üstündeki kumaştan farklılaştı 1500’lü yıllarlın başına kadar devam eden bu alışkanlık sonunda pantolonla çorap ayrıldı ve ayrı ayrı kullanılmaya başlanıldı.Ticari bir meta olarak örme giyisiler 13 yy’da Paris’te üretilmeye başlanmıştır. Daha öncesine, örme evlerde yapılan işti 1366’da Pariste ilk örme locası kurulmuştır.1514 yılında örme,en önemli 6 elişi locasından biri olmuştur.
    16.yy’ın sonlarına kadar çoraplar el örgüsüydü.İlk çorap örme tezgahı 1589 yılında İngiltere’de yapılmıştır.Nottinhamshire yakınlarındaki Calverton köyünde yaşayan bir İngiliz papaz olan William Lee’nin ,elle ve ayakla çalıştırılan ilk örgü makinasını icat etmesinden sonra çorap makinede üretilmeye başlanmıştır. Lee’nin bu icadının altında romantik bir aşk hikayesi yatar Cambridge Üniversitesi’nde öğrenciyken tanıştığı fakir bir kıza aşık olan Lee hemen evlenmek ister.Ama nişanlısı,evini geçindirmek için geceler boyu elde çorap örmek zorundadır.Lee sevgilisinin bu zor işten kurtulması için el hareketlerini takip ederek daha hızlı bir çorap örme tekniği geliştirmeyi düşünür.”Neden bir hareketle sadece tek ilmek atılıyor?Büğtün sırayı tek seferde bitirebilmek mümkün olabilir” diye düşünen Lee,aynı anda birden fazla ilmek atabilmenin yollarını arar.Fakat el örmesinde kullanılan tığlarla ilmek atabilmek için parmak kullanmak gerekiyordu.Bunu makinede yapabilmek için Lee çengelli iğneyi düşündü. Bu buluş sonunda ,geliştirilen metal-tahta karışımı tezgahta elişinden sadece 6 kat daha hızlı üretim yapılabiliniyordu..Bir inç’te 8 ilmek atabiliyordu.Bu yün iplikler için uygundu ama ipek için çok kabaydı.Lee’nin buluşu bugün örme teknolojisinin temellerini oluşturur.Lee tarafından icat edilen makine ,Kraliçe 1.Elizabeth’he takdim edilir ve patent başvurusunda bulunulur.Fakat kraliçe örülen çorapların İspanya’da ipek kumaştan dikilen çoraplara göre daha kaba olmasını bahane ederek patent vermeyi reddeder.Üretilen çorapların”Majestelerinin ayakları için çok kaba bulunmuştur.
    İnatçı Lee çalışmalarına devam eder ve ipek kullanılabilecek kadarince olan yeni tip bir makine tasarlar.Yeni makine bir inch’te 20 ilmek atabilmektedir.Tekrar patent başvurusunda bulunur..Ama cevap aynıdır.Kraliçe el örgü işçilerine maddi anlamda zarar vereceği ,işsizliğin artacağı ve tekelleşmeye yol açacağı gerekçesiyle patent vermeyi reddeder.
    Bunun üzerine Lee erkek kardeşiyle birlikte Fransa ekonomisini geliştirmeye çalışan Kral IV . Henrri’nin davetine uyarak Fransa’da Rouen’e yerleşirler.Orada tezgahıyla 8 yıl boyunca çorap üretmiştir.Fransa kralı tarafından kabul edilen ve makinesi için patent alan Lee 16 şubat 1612’de Pierre de Caux ile çorap örme makinelerinin üretimi için sözleşme yaptı.Böylece çorap makinesinin ilk ticari üretimi Fransa’da yapılmış oldu. Lee hakkındaki son yazılı belge ,1615 tarihli olarak kendisinin Rouen’de yaşayan ve çorap örme işiyle uğraşan bir kişi olduğuna dair bir Fransız vesikasıdır.
    Fransa’nın Almanya ve Saksonya’ya da geçen Lee’nin ölümü üzerine işçileri ve bazı iddialara göre kardeşi ingiltere’ye dönerek İngiltere’nin çorap makinesi yapımını tekeline geçirmesine neden olmuştur..Böylece İngiltere çorap makinesinin özelliklerini öğrenen ve 1656’da bir şirket kuran Jean Hindret’e kadar makine imalatını kendi tekelinde tutmayı başarmıştır.
    Lee’nin icadı her ne kadar çorap üretimine hız kazandırmıyor olsada özellikle elit Avrupalılarda nakış ve taşlarla süslenmiş elişi ipek çoraplar kullanılmaya uzun yıllar devam edildi. Lee’den sonra çorap örme tekniğindeki gelişme için bir yüzyıl daha beklemek gerekti.18.yy Boyunca gerçekleştirilen ilelemelerin en önemlisi JedediahStrutt adlı bir mucit tarafından gerçekleştirildi. Strutt: Lee’nin tezgahları üzerinde çalışarak,bu tezgahlarda ribli örgüyü yapabilecek ilave aparatlar kullandı. Bunun sonucunda örülen daha esnek ve bacağısaran bir forna kavuştu. Strutt ve 3 ortağı yaptıkları icat için patent aldılar.(1759). Gelişme yavaşda olasa bu onların zengin edecek bir gelir sahibi olamlarını saqğlamıştı..Ürettikleri makine “Deby Rib” olarak tanındı.ve bu tezgahlarda üretilen çoraplar kısa sürede popüler oldu.
    19.yüzyılın ikinci yarısında Lee’nin makinesi geliştirilerek demirden mamul paget tezgahı, 1864'de William Cotton'un icadı olan ve örgüyü ileri geri atkılar atarak gerçekleştiren yassı kolu makinesi kullanıma sunulmuştur..Cotton makinesinden sonra artık el sisteminden makine sistemine geçilmiştir. Ton ağırlığındaki bu makine 100-150 bin parçadan oluşmakta ve bir düzine çorabı bir arada örebilmekteydi.Cotton’un makinesinde iğneler daha öncekiler gibi yatay deyil dikey konumlandırılmıştı.
    SANAYİLEŞME SÜRECİ
    Dikişsiz çoraplar 19.Yüzyılın ortalarındad geliştirilen yuvarlak makinelerde örülmüştür..Bunlarda örgü esnasında ilmek sayısı arttırılıp azalmadığından 100 yıla yakın bir süre çoraplar düz boru şeklinde üretilmeyedevam edilmiştir.
    Sanayileşmeyle birlikte 19.yyBaşı itibariye çorap; büyük miktarlı kapasiteye sahip fabrikalarda üretilmeye ve ihraç edilmeye başlandı..Üretimin ana merkezi İngiltere’deNottingham; Almanya’da Chemnitz idi..Bunun yanı sıra Fransa’da ipek çorap üretiminde söz sahibi idi.tabi ki bahsedilen üretim ,toplam tüketim içinde çok önemli bir yere sahip değildi.Doğaldır ki özellikle kırsal kesimlerde çorap ihtiyacı daha uzun yıllar evde örülen çoraplarla karşılanacaktı.
    image    image
    20.YY. TEKNOLOJİ SÜRECİ ÇORAPTA "NAYLON" KULLANIMI
    20.yüzyıl çığır açan birçok yeniliğn zaman dilimiydi: 28 Şubat 1935 tarihinde Wilmington (Delaware,USA)’daki Amerika Kimya Sanayi Birliği E.I.Du Pont de Nemours & Co . Araştırma müdürü Dr. Wallece Hume Carothers,ilk naylan elyafını geliştirdi.
    Kimyasal açıdan bakıldığında Naylon , amidler tarafından bağlanmış ve eşdeğer ünitelerden oluşmuş bir yoğuşma polimerinden başka bir şey deyildi.Bu nedenle Naylon genellikle Polyamid’lere ait olarak kabul edilmiştir.Tarihsil açıdan bakıldığında,tamamiyle organik maddelerden (Karbon,su ve hava) üretilmiş olan ilk sentetik elyaf söz konusuydu. Hexamethylendiamin ve Adipin asidi kimyasal elementlerinden polykondensasyon sonucunda Naylon elde ediliyordu.En sık kullanılan versiyon aynı zamanda Naylon 66 veya PA66 olarak da adlandırılan Naylon 6,6’dır.”Naylon” ismininçoğunlukla sentetik elyafın Naylon üretilen bu her iki yere atıf yapılarak anıldığı düşüncesiyle “NY”(New York için) ve”Lon” (London için) alıntılarını yansıttığına inanılırdı..Ancak bu doğru deyildir.1940 yılında Kimya Sanayi Birliğ DuPont’tan John w.Eckelberry,”nyl”nin öylesine seçilmiş bir hece ve “ön”ekininise sadece diğer elyaflar için de kullanıldığı gibi örn.”cotton”buna eklenmiş bir uzantı olduğunu idda etmişti.1978’de DuPont ismin kökeninin”NoRun”olması gerektiğini açıkladı çünkü muhtemelen ürün müşterilere de telkin edildiği üzere sürekli giden ilmiklerden imal edilmemeliydi.Ancak yanlış iddialardan kaynaklanabilecek yasal uyuşmazlıklardan çekinerek isim “Nylon”olarak değiştirilmişti.Buradan yola çıkarak “Nylon“ ismiyle ilgili başka bir açıklama olarak da malzemenin bulucusu olan Wallece Carothers’un imageselyafla ilgili başarıya atıfat bulunarak “Now You Losy Old Nipponese” sloganıyla kutlama yaptığı tezide ortaya atılmıştı. Buna bağlı olarak ismin içinde nihayet Japon doğal ipeğiylerekabet içine girebilecek olan çok değerli bir sentetik elyafın geliştirilmiş olmasının mutluluğunun da vurgulanması arzu edilmişti.Ancak elyafın “Naylon”ismini Carothers’in ölümünün ardından almış molması bu anekdotu çürütmektedir.1920’lerde kadın giyisilerinilerinin etek boylarının kısalması sonrasında bacaklar ve bunlara giyilen çoraplar görünür hale geldi..bu dönemde şeffaf çoraplar ipek yada suni ipekten imal adilmekte ve uyluğun üst kısmında sonlanmaktaydı.1930’lardan sonra bu çorapların yapımında naylon kullanılmaya başlandı.Butarihten sonra kadıngiyiminin değizmez bir parçası haline gelen naylon çoraplar popülaritelerini 1960 ‘lara dek sürdü.
    Yeni malzemenin geliştirilmesinden hemen birkaç yıl sonra Wilmington’da Naylon’dan yapılan ilk çoraplar piyasayaarz edilmişti.Ticari olarak çok başarılı naylomn çorap böylece doğmuştu.Üç saat içinde 4.000. çift satılmıştı.ABD’de gerçek naylon konjöktürü ortaya çıkmıştı.15 Mayıs 1940 tarihinde dört gün içinde dört milyon çift Naylon çorap satılmıştı.Kadınlar her yerde bu mucize çorabın peşine düşmüştü. Tabakalar halindeki naylonların birleştirilmesiyle üretilen arkası dikişli naylon çoraplar son derece seksi bulunuyor ,dönemin aktristleri ve sosyetesi tarafından baş tacı ediliyordu..Fakat II.dünya savaşı patlak vermesi ile her şey bir anda altüst olmuş ve naylon imalatının ordu ihtiyacı için kullanılmaya başlaması ile naylon çorap için bir duraklama dönemi başladı.Dikişli naylon çorap bulamayan kadınların çorap görüntüsü verebilmek için bacaklarının arkasına kömür ve göz kalemiyle yukarıdan aşağıya doğru dikiş çizgisi çizmesiyse ayrı bir tarihi anekdot.
    Külotlu çorap ilk kez Amerika ‘da allen Gant Senior tarfından 1959’da icad edilmiş ve Kuzey Carolina’da Glen Raven Mills şirketi tarafından üretilmiştir.Geliştirilen dairesel örma makineleri hem el işçiliğni azaltmış hemde dikişsiz çorapların yapımını olanaklı kılmıştır..Glen Raven Mills şirketi 1965’te ilk dikişsiz külotlu çorabı piyasaya sürmüştür.Külot ve çorabı birleştiren bu giyisi büyük ilgi görmüş ve özellikle tetiklediği mini etek modası ile birlikte 1960’larda büyük bir hızla yayılarak naylon çorabın yerini almıştır..Külotlu çorabın yayılması korse ve jartiyerkullanımının da azalmasına yol açmıştır.aynı dönemde Spandex veya Elastan’ın icadı külotlu çorabı daha rahat kullanışlı ve şık hale getirmiştir.

    25 Temmuz 2017

    Olağanüstü güzellikteki 9 kayıp şehir

    |0 yorum

    Time Dergisi’nden David Plot dünyadaki en muhteşem 9 kayıp şehri derlerdi. Listede Türkiye’den 2 kayıp şehir bulunuyor. İşte o liste:


    Çernobil’in Hayalet kentleri / Ukrayna

    Çernobil nükleer felaket sonrası çevresindeki şehirler terk edildi.
    Aradan 20 yıldan fazla geçmesine rağmen şehirler hala terk edilmiş durumda. Şimdi buralarda hiç kimse yaşamıyor. Fakat yine de şehirlerde günlük geziler düzenleyebilirsiniz.


    Termessos / Antalya / Türkiye
    Burası tıpkı Game of Thrones’un gerçek yaşamdaki kaleleri gibi.1000 metre dağın üzerine kurulmuş bir şehir. Büyük İskender bile fetihleri sırasında Anadolu’ya geldiğinde burayı fethetmeye uğraşmak yerine es geçmiş. Fakat şehir milattan önce 200’lerde su taşıma kanallarını kaybedince terk edilmiş


    Baia kenti batıkları / İtalya
    Bu kent Roma İmparatorluğu’nın Las Vegas’ıydı. Fakat daha sonralardan terk edildi.
    Bugün su altı dalışlarıyla bu kentin su altındaki yapılarını ziyaret edebilirsiniz.


    Gedi Ruins / Kenya

    Afrika arkeolojisindeki en muhteşem
    gizemlerden biri.Burası Kenya kıyılarındaki en gelişmiş kentlerden biriydi. Bu kentte 600  yıldan fazla bir zaman önce alafranga tuvaletler bile vardı


    Ani / Türkiye

    Bu şehir Bağdat ve İstanbul’un
    tek rakibiydi. Bu ortacağ Ermeni kenti 500 yıl önce terk edildi. Ermeni yerleşkesinden geriye sadece çok güzel kiliselerin iskeletleri kaldı.


    Geamana / Romanya
    Resmedilmeye değer bu muhteşem kentte 1978 yılında bakır bulundu ve komünist yönetim şehri zehirli bir göle döndürdü.


    Herakleion hayalet şehri / Mısır

    Dünya’nın en harika liman şehirlerinden biri ve Mısır’ın giriş kapısı. Tarihi 2200 yıl öncesine dayanıyor. Şehir Fransız arkeologlar tarafından 2000 yılında tekrar keşfedildi.


    Nan Madol Kalıntıları / Mikronezya Federal Devletleri

    Okyanusya’da bulunan Mikronezya adalarındaki yerleşim birimi. Yüzyıllar önce terk edilen bu yerleşim birimi ünlü 
     İngiliz yazar HP Lovecraft’ı da etkilemiştir.


    24 Temmuz 2017

    Cassini Uzay Aracı

    |0 yorum
    Cassini Uzay Aracı
    Cassini-Huygens Satürn gezegenine gönderilen bir insansız uzay sondasıdır. NASA-ESA-ASI'nin Satürn sistemine gönderilen bir amiral gemisi sınıfı robotik uzay sondasıdır. O, 2004 yılında oraya vardıktan bu yana gezegen ve ayrıca Jüpiteri gözlemleyerek heliosferi, ve izafiyet kuramı deneyi amacıyla çok sayıda doğal uyduyu inceledi. Geliştirme yaklaşık iki yıl sonra 1997 yılında başlatılan, bu yörünge kâşifi Satürn yörüngesine girdi ve 2005'te Huygens denilen uydusu Titan'a indi. Cassini ziyaret için Satürne giden dördüncü ve yörüngesine giren ilk uzay sondası oldu, ve görevi 2014 itibarıyla devam etmektedir. İki parçalı uzay aracı astronomlar Giovanni Cassini ve Christiaan Huygens adını taşıyor.
    Uzaya 1997 yılında fırlatılan Cassini keşif aracı, NASA'nın Satürn araştırma misyonu kapsamında 2004 yılından bu yana gezegende incelemeler yapıyor. NASA, Satürn keşif uydusu Cassini'nin yörünge misyonunu tamamlayarak gezegenin halkalarından yüzeyine doğru son yolculuğuna başlayacağını duyurmuştu.
    Cassini nihai dalışına 26 Nisan'da (bugün) başlayacağı ve akabinde beş aylık bir yolculuğun ardından 15 Eylül'de gezegenin atmosferine girdikten sonra parçalanarak yok olacak.
    Cassini'nin, bilim adamlarının "büyük final" olarak adlandırdıkları bu son yolculukta, Satürn'ün yüzeyiyle halkaları arasındaki 2 bin 400 kilometrekarelik boşlukta keşif yapan ilk uzay aracı olacak.
    Cassini'nin Gözünden Dünya Böyle Görünüyor!
    Cassini uzay aracı, Satürn'ün halkaları arasından Dünya'nın fotoğrafını çekti ve bu görüntü ortaya çıktı! Dünya'dan gökyüzüne bakıp diğer gezegenleri sadece küçük birer ışık noktası olarak görüyoruz. NASA'nın Cassini uzay aracı da Satürn'ün halkaları arasından geriye ana gezegenine baktığı ve Dünya'nın 1.4 milyar kilometre uzağından bir fotoğrafını çekti. O uzaklıktan bakıldığında Dünya, karanlığın içerisinde parlayan bir nokta gibi gözüküyor.

    23 Temmuz 2017

    Avrupa'nın en Yüksek Binası 310 metre

    |0 yorum
    İngiltere’nin başkenti Londra’da inşa edilen Avrupa’nın en yüksek binası Shard gökdeleni en üst basamağı da eklenerek 310 metreye ulaştı.avrupa-nin-en-yuksek-binasi-310-metrede--2132399 Yaklaşık 500 ton ağırlığındaki son parça da geçtiğimiz gün binanın tepesine yerleştirildi. Tüm Londra’yı 360 derece izleme fırsatı verecek olan Shard gökdeleninin yapımına 2009 yılı Şubat ayında başlandı. Bugüne kadar inşaata 450 milyon dolar (801 milyon TL) harcandı. Gökdelenin 28 katında ofis, 3 katında restoran, 19 katında 200 odalı beş yıldızlı otel, 12 katında daire, 7 katında yarı müstakil ev ve tepesinde ziyaretçiler için ayrılmış gözlemevi bulunacak.

    22 Temmuz 2017

    Glasnost ve Perestroyka

    |0 yorum
    GLASNOST ve PERESTROYKA ( Açıklık ve Yeniden yapılanma ) gorbacov
      Adeta hafızalarımıza kazınmış olan bu iki kelime iki kutuplu dünyanın sonunun geldiğini  insanlığa bildirmişti. Komünizm yıkılmıştı!.
           Daha doksanların başında hiç de öyle olmadığını düşünmüştüm.  Düşünceme göre Komünizm yeniden yapılanmak (perestroyka) üzere O zamanki S.S.C.Birliği Başkanı Michael Gorbachov tarafından seksenlerin sonunda nadasa bırakılmış tarla gibi çok özenli bir Birlik operasyonu ile adından'da anlaşıldığı gibi yeniden yapılandırılarak sistemize edilmektedir.
           Hep birlikte o yıllara geri dönüp olanlara bir göz atalım. Glasnost ve perestroyka yani açıklık ve yeniden yapılanmanın ilan edildiği seksenli yılların son çeyreğinde Avrupa Birliği yapılanmasının birliğe yeni üye ülke alma (genişleme) programı kapsamında uygulamalara başlanmıştı. Başta İskandinav ülkeleri öncelikli olmak üzere avrupanın eski doğu blok ülkeleri  ve gümrük birliği anlaşması öncelikli olmak üzere tam üyelik müzakerelerine başlanacagı bildirilen Türkiye gibi aday ülke üyelik programları gündemde idi.
    Amerika Birleşik Devletleri her platformda dünyanın jandarması olduğunu İlan ediyor, Başkanlığı Baba Bush'a yeni devreden Ronald Regan Armegedon projesinden bahsediyordu. ABD'li düşünce (thing tank) kuruluşları Büyük Orta Doğu Projesi sonrası uygulanacak program taslakları ile çalışıyorlarken  Dünya ticaret örgütü(WTO) Çin halk cumhuriyetinin birliğe üye olma isteğini doksanların sonuna kadar uzatıyor ve  gelecekte dünyanın büyük pazar daral ması yaşanacağını ilan ediyordu. Bilim çevreleri uluslararası gıda ve su kullanımı hakkında programlar yaparak dünya devletlerinin bu konuları gündemlerine taşımalarını tavsiye eden raporlar yayınlıyorlar. Diğer taraftan fosil yakıt kullanımı ve alternatif enerji kaynakları konularında OPEC, OECD Gibi çok uluslu zengin kuruluşlar yayınladıkları raporlarda zor bir gelecek kaygısı taşıdıklarını  vurguluyorlardı.
          Sovyetler birliğinin dağılması (yeniden yapılanma sürecinin başlaması) yeni kurulan Devletlerin Devlet başkanlarından her birinin S.S.C.B'nin idare cileri KGB,EDK,DUMA gibi sovyetleri yönetmiş resmi kurumların temsilcileri  olduklarını unutmayalım. O zaman değil ama şimdi ikibinli yılların başında bu yeniden yapılanma ve açıklık projesi çok daha net görülüyor. 
    " Böyle büyük projeleri yapanlar projenin taşıdığı önem, uygulama alanının özelliği, bölgedeki altyapı (toplum yapısı eğitim, ekonomik yöne tilebilirlik) gibi unsurlara bakarak,  başlangıç, gelişme ve sonuç açısından incelendiğinde nacizane düşünceme göre komünizmin yeniden yapılanması pek tabi eski sistem ile motomot benzeşmiyor ama liberal ekonomik aşı ile aşılanmış komünizm bence yakın gelecekte çin halk cumhuriyetinden çok daha kapsamlı ve güçlü bir yapıya kavuşacaktır."
        Sovyetlerin Glasnost ve Perestroyka yani açıklık ve yeniden yapılanma gibi kavramları yan yana  telaffuz edilerek ilan edilmesi dünya kamu-oyunun komünist sistem çöktü, dağıldı diye algılamasına sebep oldu. Pek tabidir ki projenin uygulama aşamaları bunu gerektiriyordu. taa 1960'larda gelişmeye başlayan giderek etkinleşen ve yaygınlaşan adına medya dediğimiz bu büyük güç devreye girmiş, doğu blokunun dağıldığını,  komünist sistemin yıkıldığını dünyanın en ücra bölgelerine varıncaya kadar duyurmuştu. Bu duyuruyu maalesef bazı milletlerin aydınları gibi, aynı manada algılayan aydınlarımız ve ülkemizdeki peykleri bizim komünistler 1990'ların sonunda ülkemizi ziyaret eden, glasnost ve perestroyka'nın mimarı eski SSCB'nin  Başkanı Sn  Michail Gorbachov, o zamanın güzide üniversitesi O.D.T.Ü'de verdiği konferans sonrası yumurta ve protesto yağmuru ile uğurlanırken, Türk basınına yaptığı açıklamada "bizde bir ivan vardı fakat sizde ne kadar çok ivan varmış" diyordu.
    Aynı algılama türk sağın'da, dindar ve muhafazakar kesimde de sistemin dağılışı, çöküşü diye anlaşıldı.  Halihazırda Yeni kurulan türk cumhuriyetleri için, sonunda özgürlüklerine kavuştular, diye empoze ediliyorlar. Ben hiç de öyle düşünmüyorum.
        Düşünceme göre Komünizm değil yıkılmak çok daha güçlü ve daha süratli bir şekilde yapılandırılmak üzere sistemize edilmektedir.
        Gelecek yıllarda insanlık siyonizmin gerçek yüzünü çok daha net bir şekil de görecek bir matruşka gibi açıldıkça küçülen küçüldükçe merkezde siyonist yahudilerin olduğu ve kendilerini tanrının yerine koyup nasıl yüzyıllardır insan lığa zulüm ettiklerini daha iyi anlayacaktır.
        Diğerleri (Helen, Doğu roma, Batı Roma, Bütün Avrupa ve Osmanlı gibi impa ratorlukları)gibi  Çarlık rusyasınıda tarihin karanlıklarına gömen bu siyonist birlik tıpkı iseviliği imha ettikleri gibi yeni sistemlerle (kapitalizm komünizm faşizm v.s) Akıl kontrolü ile insanlıgı devşirmektedirler.
        Yeniden yapılanma sürecinde lokomotif olan Rusyanın tıpkı eski sovyet rejiminde olduğu gibi kısa zamanda hem yeni devletlerin arasındaki dengeleri kontrol etme hemde sistemin revizyonu açısından çok sağlam bir alt yapıya sahip olması için yapılan radikal rutuşlar dünyanın gözleri önünde sergileniyor. 
    Halbuki demir perde zamanında yapılan bu etnik operasyonlar çok daha vahşice yapılıyordu ve dünya olan biteni görmüyordu şimdi ise olanları hiç görmüyor. Bağımsız devletler arasında eskiye dayanan bazı hukuki anlaşmazlıklar olarak gösteriliyor  işte buna glasnost (açıklık) deniyor. Başta Gürcistan kadife devriminin zaman içinde rusya merkezli politikalar uygulama nokta sına gelmesi, Ukraynada yine benzer devrimi seçim operasyonu ile Rusya federasyonu yanlısı politikalar izleme seviyesine gelmesi düşündürücüdür.
    Ermenilerin karabağı işgal etmesi ve Ermenistan Azerbaycan arası dengelerin tamamen Rusyanın kontrolünde olduğunu göstermektedir.(şubat 2009'da azeri hava kuvvetleri komutanının öldürülmesi) Kazakistan ve Kırgızistan operasyonları çeçenistan, dağıstan litvanya, beyaz rusya gibi seçim operasyonları Avrupa Birliği siyasi dengeleri bakımından, çek cumhuriyeti NATO birlikteliği, avrupa rusya doğalgaz kesintileri ve revizyonu, Çin halk cumhuriyeti ve İran islam cumhuriyeti ile ikili anlaşmaları Japonya'ya viladi voskok operasyonu gibi dünya basınının duyuruları münferit olarak rusyanın sergilediği ilişkilerden bazılarıdır. Dikkatle incelendiğinde bağımsız devletlerin ayrıayrı dünya devletleri ile yaptıkları ikili antlaşmalar ve ortak çalışmaların tamamı, Rusya tarafından izlenmektedir. Kaldıki yapılan münferit ikili ilişkiler rusya başta olmak üzere eski birlik menfaatine hizmet etmektedir. Kısacası; bütün bu manevralar yeniden yapılanma tamamlandığında insanlığın karşılaşacağı dünya ister tekrar iki kutuplu (benim fikrim iki kutuplu olacağıdır)ister çok kutuplu ama her zamanki gibi siyonizmin emir ve komutasında olacağı aşikardır.            
    molla ahmed

    KADIN-MODA-MAGAZİN

    DÜNYADAN

    Wonder Woman-2 geliyor

    MÜZİK

    Caz Festivali'nde kaçmayacak 10 konser

    ORADAN BURADAN

    loading Holywood tadında Bolywood Filmleri  Birbirinden İlginç Konular Yeni sezonun Başlayan ve sabırsızlıkla beklenen Diziler Oyunculukta çığır açmasına rağmen Oscar alamayan 12 Aktör Hayal Dahi Edemeyeceğimiz İlginç Şeyler - 1 Fantastik memleket Rusya'dan en ilginç düğün fotoğları İlginç Ölümler Ünlü idi ama Otel odasında ilişkiye girerken görüntülendi
    1
    2
    3
    4
    5
    6
    7
    8