Güzel Bir Hafta Sonu Dileriz

Kısa Kısa'da yeni bir Hikaye

Yolunacak Kaz?..

Sağlıcakla Kalın

×

















SON YAZILAR :
Loading...


27 Nisan 2022

İletişim

İletişim, gönderici ve alıcı konumundaki iki insan ya da insan grubu arasında gerçekleşen duygu, düşünce, davranış ve bilgi alışverişidir.

Kişi, sosyal çevrede sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek için çevresindekilere iletişime geçer. Ayrıca ruhsal - bedensel ihtiyaçları gidermek için iletişim oldukça gereklidir.

Toplumsal kanun ve kuralları sağlıklı işletebilmek için iletişim şarttır. Bu da gösteriyor ki iletişim, bir insanı yakın ve uzak çevresine bağlayan halkadır.

İletişim Türleri:

"Dille gerçekleştirilen iletişim,

jest ve mimiklerle gerçekleştirilen iletişim,

resim, şekil, çizgi gibi sembollerle gerçekleştirilen iletişim,

simgelerle gerçekleştirilen iletişim."

İnsan duygu ve düşüncelerini en iyi, dil ile anlatır. Dille gerçekleştirilen iletişim; resim, şekil, işaret ve vücut diliyle yapılan iletişimden daha güçlü ve daha kullanışlıdır.

İletişimin Öğeleri Şunlardır:


Gönderici (Kaynak): Duygu, düşünce ve isteklerin aktarılmasında sözü söyleyen kişi veya topluluktur. Alıcı: Duygu, düşünce ve isteklerin iletildiği, aktarıldığı kişi ya da topluluktur.

İleti: Göndericinin alıcıya aktardığı duygu, düşünce, istek ve mesajlardır.

Kanal: Göndericinin, iletiyi alıcıya gönderirken kullandığı yol veya araçtır.

Bağlam: İletişim unsurlarının birlikte meydana getirdikleri ortamdır.

Dönüt (Geri bildirim): Alıcının göndericiye verdiği her türlü yanıttır.

Şifre: Gönderici, iletisini yazıyla, resimle, rakamla vb. aktarabilir. İşte bunlardan her biri şifredir.

Bir iletişimde "gönderici-ileti-alıcı" öğeleri mutlaka bulunur, iletişimi başlatan unsur; göndericidir. İletişimin sağlıklı olabilmesi için gönderici durumundaki kişinin, alıcıyı ve onun durumunu göz önünde bulundurması gerekir. Aksi taktirde iletişim, başarısız olur.

İletişim etkinliğinde gösterge temel kavramlardan biridir. Çünkü iletişimde varlık ve objeler değil; onların sembolü olan göstergeler kullanılır. En yaygın ve en kullanışlı göstergeler, dil göstergeleridir. Ayrıca dil göstergeleri çok anlamlıdır, yan anlam kazanabilir.

Gösterge nedir?

Kendi dışındaki bir şeyi gösteren, düşündüren, onun yerini alabilen, sözcük, nesne, görünüş veya olgulara gösterge adı verilir. Sözcük, resim, şekil, işaret vb. diğer öğelere de gösteren denir. Gösteren, akılda birtakım görüntüler oluşturuyorsa, bu da gösterilendir.

Göstergeler, dil göstergeleri ve dil dışı göstergeler olmak üzere ikiye ayrılır:

1. Dil Göstergesi

Söz veya yazıyla gerçekleştirilen her türlü etkinlik, eylemdir. Örneğin her sözcük, bir dil göstergesidir. Ancak "resim, şekil, işaret, hareket, jest ve mimikler" dil dışı göstergelerdir.

2. Dil Dışı Göstergeler

Doğal gösterge: İlkbaharda ağaçların yeşermesi gibi her türlü doğal durum, doğal göstergedir.

Sosyal gösterge: Görgü kuralları, trafik lambaları gibi unsurlar, sosyal göstergedir.

Dil dışı göstergeler ve özellikleri:

Belirti: Amacı olmayan, istem dışı gelişen doğal göstergelerdir. Belirtide gösteren ile gösterilen arasındaki ilişki nedenlidir. Gece bir evin ışığının yanması, insanların yatmadığının belirtisidir, dumanın görülmesi ateşin olduğunu gösterir.

Belirtke: İletişim kurma, bir ileti aktarma, bir bilgi verme amacı içeren göstergelerdir. Gösteren ve gösterilen arasındaki ilişki nedensiz ve uzlaşımsaldır. Trafik levhaları bu göstergelerdendir.

İkon: Dili kullanmadan bilgi ve iletileri aktaran görsel araçlardır. Resim, heykel, fotoğraf vb.

Simge: Bir toplumda gösterenle gösterilen arasında sürekliliğini koruyan uzlaşımsal ve genellikle nedensiz ilişkiye dayanan görsel biçimdir. Bayrak, güvercin, zeytin dalı vb.

Yani;

İletişim nedir?

Bizim başkalarını, başkalarının da bizi bizi anlamasına yarayan bir SÜREÇTİR.

Düşünme ve görüşlerin sözlü olarak karşılıklı alışverişidir.

Sözcüklerin, resimlerin figürlerin grafiklerin, vb.sembollerin kullanılarak bilgi, düşünce, duygu ve becerileri aktarılması sürecidir.

Organizmanın bir uyarana verdiği ayrımcı bir tepki olarak; gücün gösterilmesine yarayan bir mekanizmadır.

Bir kaynağın davranışlarını kasıtlı bir biçimde etkilemek üzere bir alıcıya mesajlar iletmesi, bir kişinin ya da grubun tekelindeki bilgi ve becerilerin başka bir kişi ya da gruplarla ortak kullanmasını sağlayan bir süreçtir.

Bir zihnin diğer zihinleri etkileme yollarının tümüdür.

İletişim; sadece, yazılı ve sözlü konuşmaları değil müzik, resim, heykel, Tiyatro, bale, dans gibi bütün insan davranışlarının içine alır.

Kendimizi doğru ifade edebilmek, dünyayı doğru algılayabilmek için sağlıklı iletişim kurabilme becerilerimizi geliştirmeliyiz. İletişimin önkoşullarından biri de" dinlemenin "önemini kavramak ve gereklerini yerine getirmek yönünde davranışlar sergilemektir. Hepimizin " anlaşılmadığımızı " düşündüğümüz çağımızda - dinlemek - için ayrı bir parantez açmak gerekir...

Günlük yaşamda karşılıklı konuşurken, bir tartışma programında katılımcılar görüşlerini dile getirirken; sözünün kesilmesinden, dinlenilmediğinden şikayet eder ve ses tonu gittikçe yükselir. Bir süre sonra taraflar kırgınlık, kızgınlık ve bıkkınlık içinde iletişimi kesmeye yönelik davranışlar gösterir.

Halbuki dinlemeyi bir öğrenebilsek ve dinlediğimizden konuşan taraf emin olsa, ilişkilerimize bambaşka bir güven, huzur ve mutluluk yansıyacaktır. İletişim kopuklukları ve kazaları ortadan kalkacaktır. Bilgi düzeyimiz yükselecektir. Eski Sirach yazıtına göre " Dinlemeyi seversen, bilgi kazanırsın ve eğer kulak kabartırsan akıllı olursun. " 

Geliştirilmesi gereken iletişim becerilerinden belki de en önemlisi dinleme becerisidir. Çocuklarımız ile, eşinizle, arkadaşınızla konuşurken " can kulağı " ile din lendiğiniz duygu ve düşüncesi mutlu olmanızı sağlayacaktır. Mesajların iletilmesi kadar alınması da önemlidir. Aktif bir dinleyici olmak için neler yapmalıyız, bunları inceleyelim:

Etkili İletişim için Öneriler:

1- Sabırlı olun ve karşınızdaki insanın iletmeye çalıştığı mesajına saygı duyun.

2- Konuşan kişiye dikkatinizi verin, dikkatinizi dağıtacak başka şeylerle ilgilenmeyin.

3- Konuşan kişinin söylediklerini, zaman zaman kendi cümlelerinizle özetleyin ve karşınızdan teyit alın.

4- Önyargısız dinleyin. Herkesten yeni bilgiler edinebilirsiniz.

5- Egonuzu ön plana çıkarmayın. Egosu kuvvetli kişiler, kendilerini konuşan kişiden daha üstün görüp, onun söylediklerini dinlemeyebilir.

6- Konuşan kişinin beden diline dikkat edin. Söylediklerini beden dili tamamlıyor mu?

7- Nasıl söylendiğini değil, ne söylendiğini dinlemeye çalışın.

8- Konuşanın anlattıklarını sonuna kadar hiç araya girmeden dinleyin.

9- Önemli noktaları not alın. Yazmak, dikkatinizi daha kolay toplamanızı sağlayacaktır.

10- Karşı taraf konuşurken onun söylediklerine vereceğiniz cevapları değil onun ifade etmek istediklerini düşünün.

Dinlemeyi başardığınızı varsayalım. Konuşan kişiyi dinlediğinizi, bir de beden dilinizle gösterdiğinizde, konuşan kişinin saygısını ve güvenini daha kısa zamanda kazanabilirsiniz.

Dinlerken bedenle hafifçe öne doğru eğilmek, baş sallamak, göz temasında bulunmak, iyi dinleyici olduğunuzu karşınızdaki kişiye gösterecektir. Sözel olarak da dinlediğinizi belirten sesler çıkarabilir; " evet, hımm, anlıyorum,tabii " gibi sözcüklerle, dinlediğinizi gösterebilirsiniz. Bu sözel teyitler, özellikle birbirimizi görmediğimiz, sadece dinleyebildiğimiz telefonla iletişim halinde iken mutlaka dikkat edilmesi gereken bir konudur.

Dinlemek karşınızdaki kişiye " saygı duymanın, sana değer veriyorum " mesajı vermenin en iyi yoludur. Konuşmak için bir nedeni olan herkesi, dinlemek için de bir neden, mutlaka vardır.

İLETİŞİMİN NERESİNDEYİZ?

Toplumun içinde yaşayan insanın kendisini ve çevresini daha iyi tanımasına ve başkaları ile uyumlu ilişkiler gerçekleştirmek için etkileşim kurabilme,yaşayan ve artık yaşamayan kişilerin miras olarak bıraktıkları bilgilerden yararlanılmasına yardım eden özel bir becerisi vardır. İşte bu beceri iletişimdir.

Temelde insanlar, varoluşlarının başlangıcından bu yana çevrelerini etkilemeye çalışmışlardır. Ancak, doğal olarak çevrelerini etkilemeye çalışınca kendileri de etkilenmişlerdir. Bu bağlamda önce kim veya kimler arasında bir iletişimin olduğunu bilmek gerekir. İletişimde bulunanlar arasında karşılıklı güven ve anlayış sağlanamamışsa,sorunlar çoğalacak ve iletişimde ki etkinlik gerçekleşmeyecektir. Çünkü, iletişimin sağlıklı gerçekleştirilmesinin koşulu güven ve etkileşimdir.

Aynı toplumsal yapı içinde bulunan insanlar bile değişik yapılara sahiptirler. Her bireyin iletişim şekli ve davranışı farklıdır. İletişim ilk koşulu her bireyin farklı olduğunu ve farklı iletişim şekillerinin bulunduğunu kabul etmekle başlar. Bu koşulun gerçekleşmesi içinde bir iletişim sürecinin olması gerekir.

İletişim, bireyler arası ilişkinin her türünü, örgütleri ve giderek toplumları belirleyen, yaratan ve bir arada tutar. Grup halinde düşünüp davranmamızı, toplumsal ilişkilerde rol yapmamızı ve hareket etmemizde hep iletişime borçlu olduğumuzu söylemek mümkündür.

Toplumsal yaşamda insanlar çevrelerinden aldıkları iletilere göre davranışlarını oluştururlar. Bireyler bu süreçte kişiliklerini tanımlarlar. Sadece çevrelerinin etkisinde kalmazlar, etkileşim olayının bir doğal sonucu olarak da çevrelerini de değiştirmeye çalışırlar.

Çok genel olarak iletişim; bir başkası ile konuşmaktır. Günlük hayatımızda yer etmiş olan televizyondur, bilgiyi yaymadır, giyiniş ya da saç biçimidir... (Kemal GÖKCAN /Sosyal Hizmet Uzmanı)

Peki biz iletişimin neresindeyiz?

Aslında iletişim sözcüğü bir çok davranış biçimlerini kapsaması nedeni ile "sevgi" sözcüğüne de benzemektedir. İletişim bireyin varlığının kendisidir.

Bilgi teknolojisinin gelişmesine bağlı olarak çağımızda yeni ve çok hızlı iletişim araçları gelişmiştir. Cep telefonları, Internet bu iletişim araçları ile insanlar bir birleri ile çok hızlı iletişim kurmaktadır. Küreselleşmeyi bu süreçte birlikte ele aldığımızda, artık iletişim davranışları değişmiş, farklı bir iletişim kültürü oluşmuştur. İnsanlar bir birleri ile kurduğu iletişimde farklı teknikler oluşturmuşlardır. Hızla gelişen teknoloji "sevgi" iletişimini yok etmektedir. İnsanlar, yüz yüze konuşmadıkları ya da o cesareti kendinde bulamadıkları zaman sanal ortamda varlığını hissettirme çabası içine girmişlerdir.

Karizma, Kariyer, İmaj gibi kavramlar çok öne çıkmış olup, insanlar bu kavramlar ile yeniden bir kültür oluşturmuşlardır. Artık karşılıklı iletişim kuramayan birey,imajı ile iletişim kurmaktadır. Yeni kıyafeti ve saç modeli o bireyin kendini ifade etme yöntemi olmuştur. Saatlerce Internet ortamında sohbetler yeni bağımlılıklar yaratmış "Otistik" davranışlar oluşmuştur.

Ülkemizde, Edebiyat Çağı yaşanmamış olup, okuma alışkanlığı edinilmemiştir. Romanı okumadan, İnsanlar sanal ortamda sohbeti çok hızlı yaşamış ve etkili iletişim kurma becerisini azaltmışlar, farklı davranış kalıpları gösteren gençler oluşmuştur. İletişimin tüm nesnel öğeleri gittikçe yitirmekteyiz.

Nasıl İletişim?

Etkili İletişim, yani yüzyüze iletişim,

Birey değil, bireyselliğimizi keşif etmek,yeteneklerimizi öğrenmek ve geliştirmek,

Dinlemek, dinlemeden asla konuşmamak,

Hayır diyebilmek,

Somut olmak,

Kitap okumak, Şiir Okumak,

Özgürlüğümüze inanmak,

Empati kurmak,

İletişim kurduğumuzun kişinin sosyal düzeyinin bulunduğu yerden başlamak,

Konuştuğumuz kavramları bilerek konuşmak, anlamını bilmediğimiz sözcükleri ve kavramları kullanmamak,

İletişim kurduğumuz kişinin konuşurken yüzüne bakmak,

İmaj,kavramını abartmamak. Fakat kendi yeteneğimize uygun imaj oluşturmak,

Çok konuşmamak,

Ve ön yargılarımızdan uzaklaşmak.

İletişimin 50 Kuralı

İnsanlarla İletişim Kurarken Dikkat Etmemiz Gereken İlkeler

1. Karşınızdakini dinlemesini bilin.

2. Sabırlı olun.

3. Esnek olun.

4. Sizi dinleyenlerin anlayacağı sözcükler seçin.

5. İnsanların gönlünü almaktan korkmayın.

6. Sinirlerinize hakim olun.

7. Şaka yapacağınız zaman iyi düşünün.

8. Sorulara karşılık verin.

9. Konunuzu iyi bilin.

10. Düşünmeden konuşmayın.

11. Sürekli dert yanan, şikâyet eden, mızmızlanan biri olmayın.

12. Karşınızdakilerin tepkilerine dikkat edin.

13. Kaybetme ihtimalini de göz önünde bulundurun.

14. Gereksiz eleştirilerden kaçının.

15. Görüşlerinizi başkalarına zorla kabul ettirmeye çalışmayın.

16. Gürültü yapmayın, ancak sesinizi duyurun.

17. Yüz ifadenizi kontrol edin.

18. Ayaklarınızı masaların üstüne koymayın.

19. Biri sizinle konuşurken işinizle meşgul olmayın.

20. Birisi konuşurken, önünüzdeki kağıtlara çiziktirmeyin.

21. Birisi konuşurken, başkalarıyla fısıldaşmayın.

22. Sözü başkalarının ağzından kapmayın.

23. Duman makinesi olmayın.

24. Yerinde duramayan biri olmaktan kaçının.

25. Aynı sözcükleri dilinize dolamaktan vazgeçin.

26. İnsanlara ne yapacaklarını öğretmek merakından vazgeçin.

27. Çift anlamlı sözcüklerden kaçının.

28. Ne zaman susmak gerektiğini bilin.

29. Sözünüzü güçlü bir tonla bitirin.

30. Başkalarını kötülemeyin.

31. Öğütlediğiniz şeyleri kendiniz de uygulayın.

32. Yüksekten atmayın.

33. Herkesin işine burnunuzu sokmayın.

34. Size akıl danışılmadıkça öğüt vermeyin.

35. Olduğunuz gibi görünün.

36. Gereksiz yere zıtlık yaratmayın.

37. Adil davranın.

38. Böbürlenmeyin.

39. Başkalarının canını sıkacak esprilerden kaçının.

40. İnsanları terslemeyin.

Telefonda Konuşurken;

41. Telefonda önce kendinizi tanıtın.

42. Ahizenin içine doğru konuşun.

43. Karşınızdakinin sözünü kesmeyin.

44. Arada bir şeyler söyleyerek dinlediğinizi belli edin.

45. Telefonda konuşurken bir şey yemeyin.

Mektup Yazarken;

46. Gereksiz şeyler yazmaktan kaçının.

47. Yazdığınızı hiç değilse bir kez okuyun.

48. Ağdalı sözcükler kullanmayın.

49. Kötü haberleri yumuşak dille iletin.

50. Yazınızı, olumlu, gönül alıcı bir cümleyle tamamlaya çalışın.

0 Yorum:

Yorum Gönder

Türkiye Şehirleri Türkiye Coğrafyası Dünya Şehirleri Dünya Coğrafyası Ülkeler



  • Blog Yazıları


    Email
    KISA KISA
    X



    Folower Button

    Takipçiler

    Company Info | Contact Us | Privacy policy | Term of use | Widget | Advertise with Us | Site map
    Copyright © 2020. merhancag . All Rights Reserved.

    Bilgi Mesajı

    Duvarı Aşamıyorsan Kapı Aç

    Kıssadan hisse Kısa Kısa'da sizi bekliyor...

    facebook sayfamızı takip edebilirsiniz!