Güzel Bir Hafta Sonu Dileriz

Kısa Kısa'da yeni bir Hikaye

Yolunacak Kaz?..

Sağlıcakla Kalın

×

















SON YAZILAR :
Loading...


29 Ocak 2022

Cam ve Cam özelliklerinin hesaplanması

Cam ya da sırça, saydam veya yarısaydam, genellikle sert, kırılgan olan ve sıvıların muhafazasına imkân veren, inorganik amorf yapıda katı bir malzeme. Antik çağlardan beri gerek inşaat malzemesi, gerekse süs eşyası olarak camdan faydalanılmaktadır. Günümüzde hâlen basit araç gereçlerden iletişime ve uzay teknolojilerine kadar çok yaygın bir kullanım alanı vardır.

Cam ani soğutulmuş alkali ve toprak alkali metal oksitleriyle, diğer kimi metal oksitlerin çözülmesinden oluşan akışkan bir malzeme olup ana maddesi (SiO2) silisyumdur. Cam amorf yapısını koruyarak katılaşır. Üretim sırasında hızlı soğuma nedeniyle kristal yapı yerine amorf yapı oluşur. Bu yapı cama sağlamlık ve saydamlık özelliğini kazandırır. Katılarda görülen kristallenme özelliklerini göstermediği için kimileyin sıvı olarak adlandırılır. Bu adlandırma esasen amorf yapısından dolayıdır.

 

Tarihçe

Camın tarihi antik çağlara uzanır. İlk olarak ne zaman üretildiği net olarak bilinmese de, elde mevcut en eski cam eşyalar yaklaşık olarak MÖ 2500 yıllarına ait Antik Mısır boncuklarıdır. Daha geç dönem Mısır bulgularında ise tüye benzer renkli zikzak paternleri olan cam kaplara rastlanır. Camdan, modern anlamda mozaik yapımına ise Ptolemaic devirde İskenderiye'de ve Antik Roma medeniyetlerinde rastlanır.

Faz

Cam bir amorf katıdır. Bu haliyle de yer yer davranış olarak sıvı halde bir maddeye benzer. Sıvı maddelerin genel özelliklerinden olan viskozite, camda da bulunan bir niteliktir. Diğer bir deyişle cam akışkan bir maddedir ancak akış süresi o kadar uzundur ki bu akışı bir insan gözleyemez, yaşam süresi yetmez. Bu yüzden bizler camı sıvı bir madde olarak nitelendirebiliriz. Bundan başka camlar, katılar kadar belirgin erime sıcaklığı olmayan, sıvı davranışı gösteren katı bir faz olarak da nitelendirilebilir.

Sıcak cam çalışma tekniği, geleneksel olarak alev sanatı olarak da adlandırılır.

Malzemeler

Adi camın bileşimine giren üç grup madde vardır. Bunlar cam haline gelebilen oksitler, eriticiler ve stabilizatörler denilen maddelerdir. Camın bileşimine giren bu maddeler kum-soda-kireç olarak da adlandırılabilirler. Adi camın bileşimine giren maddelerin dışında cama önemli özellikler kazandıran ve üretimde kimi yararlar sağlayan yardımcı bileşenler vardır.

Camlaşma niteliği olan bu maddeler genelde ağ oluşturan kimi oksitlerdir. Kuvars kumu bunların başında gelir. Ağ oluşturan oksitlerin en önemlileri ise SiO2, B2O3 ve P2O5 (fosfor) dir.

Eriticiler

Ağ oluşturan ve cam haline gelebilen oksitlerin erimelerini kolaylaştırmak amacıyla cam bileşimine katılan maddelere eriticiler denir. Bu maddeler camlaşıcıların erime sıcaklığını düşürerek onların erimelerini kolaylaştırır. Özellikle 1713 ˚C'deki silisyumun erime derecesi 1550˚C'ye düşer. Eriticiler ağ içine girerek onu değiştirdiği için eriticilere modifikatör de denmektedir.Cam üretiminde kullanılan en önemli eritici madde, sodyum karbonat (Na2CO3) ya da yaygın kullanılan ismi ile Soda'dır. Soda, birim fiyat olarak ,cam üretiminde kullanılan en pahalı hammaddelerden birisidir.

Stabilizatörler (Sabitleştiriciler)

Stabilizatörler, camın kimyasal dayanımı, kırılma indisi, dielektrik nitelikleri üzerinde etki yaparlar. Formülüne stabilizatör ilave edilmemiş bir cam su karşısında stabil nitelik göstermez. Bu camlara su camı denilir. Stabilazatör olarak kullanılan maddelerin başlıcaları CaO, BaO, PbO, MgO ve ZnO dur. CaO kireç taşının (CaCO3), MgO ise dolomitin (MgCO3) cam formülüne katılması ile sağlanmış olur. Bu iki maddenin ısıtılması ile bünyelerindeki CO2 çıkar ve geriye oksitler kalır. CaCO3 = CaO+ CO2 gibi.

Yardımcı Bileşenler (İkincil Bileşenler)

Bu bileşenler genelde adi camın formülüne girmezler, ancak değişik cam türlerinde değişik etkiler sağlamak üzere kullanılan oksitlerdir. Mesela:

Mangan dioksit (MnO2) camın rengini açar,

Arsenik (As2O3) renk verir, saflaştırır,

Sülfür (Na2SO4) redükleyicidir,

Potasyum nitrat (KNO3) camın saydamlığını giderir.



Biçimlendirme

Ana maddelerin hazırlanması ve eritme evrelerinden sonra sıra dinlendirilmiş cam hamurunun biçimlendirilmesine denir. Cam malzeme, sekiz yöntemle biçimlendirilir:

a) Üfleme (Şişirme) Yöntemi

Camcılıkta "pipo" denilen uzun içi boş olan çubuğun ucuna alınan maden, bir miktar şişirilerek fıska denilen minik bir top şekline getirilir ve soğuktan çok fazla etkilenip çatlamayacak kadar soğutulur. Daha sonra yapılacak cam ürününün ağırlık ve boyutları dikkate alınarak fıskanın ucuna tekrar maden alınır. Alınan maden, kalıp kullanılacaksa kalıptan bir miktar küçük boyutta şişirilip kalıba sokulur. Kalıp içerisinde üflemeye devam edildiğinde kalıbın şekil boy ve desenlerine göre cam elde edilir. Kalıp kullanılmayacaksa sallama, uzatma gibi yöntemlerle cama şekil verilir. Bu durumda çeşitli araç gereç kullanılarak cam soğuyup sertleşene kadar istenilen şekillere sokulabilir.

b) Dökme-Silindirleme Yöntemi

c) Çekme Yöntemi

d) Yüzdürme Yöntemi

Günlük hayatın büyük bir kısmında yer eden ev camlarının üretiminde bu yöntem kullanılmaktadır. Büyük boyutlarda ve her iki yüzeyi düz olan ev-ofis camları ısıcamların üretiminde kullanılan yüzdürme yöntemi,ergimiş camın yoğunluğu camın yoğunluğundan daha ağır ve erime derecesi daha düşük olan sıvı kalayın üstüne kontrollü bir şekilde dökülüp yüzdürülmesiyle şekillendirme yöntemidir

e) Presleme Yöntemi

Pres tezgâhlarında manuel olarak madenci tarafından "fonga" denilen ucu top şeklindeki uzun bir çubuk ile bırakılan maden, otomatik ve el preslerine bağlanan küçük boyutlardaki kalıplara bırakılır. Uygulanan basınçla sıkışan, iç ve dış kalıbın içerisinde soğutularak cam elde edilir. büyük boyutlarda pres yönteminin kullanılmasında çeşitli sakıncalar bulunur. Maksimum 2,5 kg'a kadar pres yöntemi ile üretim yapılabilir.

f) Lif Haline Getirme Yöntemi

g) Köpük Haline Getirme Yöntemi

h) Savurma Yöntemi

Bu yöntemde 500-900 devir arasında moment verilmeye müsait tezgâhlara bağlı kalıplar içerisine farklı tarzlarda bırakılan akıcı biçimdeki maden, dönüş esnasında santrifüj kuvvetin etkisiyle dışa doğru açılma eğilimi gösterirler. Taban, kimi bardak çeşitleri, avizeler, meyvelikler ve bu tarzdaki cam çeşitleri bu yöntemle elde edilirler.

ı) Diğer biçimlendirme yöntemleri

İşleme

Biçimlendirme sonrasında üretilen cam, kullanılacak niteliklere sahip olmayabilir. Aşağıda belirtilen yöntemler ve uygulanan işlemlerle camı kullanılacak alana uygun hale getirilmektedir.

Kesim işlemi

Üretim ardından istenilen boyutlara ulaşmayan camlar istenilen ebat veya şekil düzeltme amacıyla kesim işlemi yapılmaktadır. Elmas kesimi, CNC kesimi, pürmüz ısıl kesim kesim türlerinden bazılarıdır. Üfleme yöntemiyle üretilen bardakların uç kısımları düz ve keskin olduklarından dolayı pürmüz ısıl kesimle düz bir şekle getirilir ve kesici alet kullanılmadığından dudak kısımları kesici olmamaktadır.

Temperleme

Temperleme işlemi; yatay hat üzerinde camın dış yüzeylerine daha fazla basınç gerilimi, cam ortasına ise dolaylı bir çekme gerilimi kazandırmak için, ölçüsüne göre kesilmiş ve kenarları düzeltilmiş camın, ergime noktasına kadar (625-645 °C) kontrollü ısıtılıp, hızla soğutularak camın yüzeylerine 6000 Pa basınç ön gerilimi kazandırma aşamalarını içerir. Temperleme işlemi uygulanmış cam; işlem görmemiş normal camlara göre kırılmaya ve ısıya karşı yaklaşık 4-5 kat daha fazla dayanıklı olduğundan ve kırıldığı zaman zar büyüklüğünde çok küçük, daha az keskin parçalara ayrılarak yaralanma riskini azalttığından dolayı güvenlik camı özelliğine sahiptir.

Temperleme işlemi yapılmış camlara kumlama, koparma, boyama haricinde herhangi bir başka işlem; kesim, delik delme, havşa açma, kenar ve yüzey taşlama işlemleri yapıldığı durumlarda cam patlamaktadır. Bu nedenle temperleme işlemine girecek camın; ölçülendirme, rodajlama, delme vb. ihtiyaç olacan işlemlerin temperleme işleminden önce yapılması gereklidir.

Temperleme işlemi uygulanacak camların kenarlarına mutlaka rodaj veya zımpara işlemi uygulanmalı, camın kenarında veya delik kenarında yer alan çapaklar havşa işlemi yapılarak temizlenmelidir, yoksa cam temperleme işlemi sırasında fırında patlar. Temperleme işlemi uygulanacak camda yer alan deliklerin çapı en az cam kalınlığı kadar olmalıdır. Delik çapının cam kalınlığından küçük olduğu durumda cam temperleme işlemi sırasında fırında patlar. Ayrıca cam üzerinde yer alan delikler cam kenarına çok yakın olmamalı ve belli bir bölgede birbirine yakın konumda yoğunlaşmamalıdır.

Temperli camlar; diğer normal camlara oranla çok daha fazla güvenlik içerdiklerinden ve daha sağlam olduklarından özellikle motorlu araçlarda, binaların cephe camlarında, bahçelerin camla kapatılarak kış bahçesi oluşturmada, balkon kapatmada, işyerlerini camla bölmede, merdiven basamağı yapımında, asansör camlarında,duş kabinlerinde, bombeli endüstriyel buzdolaplarında, bazı beyaz eşyalarda, kafeterya, pastane gibi işletmelerde camlama ve balkon ihtiyaçları için kullanılırlar.

Rodajlama

Camın keskin uçlarına elmas taş ile profil kazandırma işlemidir.

Lamine

Kırılmaz cam olarak bilinse de aslında kırılan fakat dağılmayan camdır.Plaka haline getirilmiş iki plaka camın iki tarafında yapışkanlı bir folyo (p.v.b.) ile birleştirilmesi ile oluşur. Böylece camın mukavemeti arttığı gibi kırılsa dahi dağılmayıp bir arada kaldığı için hırsızlık gibi durumlara karşı camın güvenlikli olarak kullanıldığı yerlerde tercih sebebi. Otomobillerde kaza anında camın dağılmasını ve muhtemel yaralanmaları engellemek için de lamine cam tercih edilir. Kaza anında muhtemel darbede daha az sertlik için ön cam laminedir. Ayrıca bu camlar tempersiz normal bombeli camlardır,çatlama ve kırılma durumunda görüş durumunun bozulmamasını sağlar. Her türlü düz ve bombeli camın projeli olarak lamine edilmesi çok katlı ve istenilen kalınlığın elde edilmesi otoklav prosesi ve vakumlama ile sağlanabilir.

Renklendirme

Şeffaf camlar camın uygulama alanına göre dekoratif bir görüntü oluşturmayacağı için kullanım alanına göre renklendirilebilirler. Baskı ve püskürtmeli olarak boyanan camlar gerektiği durumlarda temperlenir ya da tansiyonsal ısıl işlem uygulanarak boya ile camın iyice tutunması sağlanır. tansiyonsal ısıl işlemde, giriş sıcaklığı 550 °C’lik fırına gönderilir ve 1.5 saatlik silindirli bant sistemiyle, diğer taraftan 55 °C olarak çıkar.

Folyolama

Asit ve kumlama

Asit ve kumlama işlemi, cam yüzeyinde aşındırma meydana getirerek dekoratif görüntü verme işlemleridir.Bu görünümün oluşması için cam yüzeyi kâğıt ya da pvc folyo ile kaplanır. Bu folyolar elle ya da özel kesim makinelerinde kesimi yapılarak yapıştırılabilir.Bu folyoların üzerindeki deseni ortaya çıkaracak şekilde, kumlama yapılmak istenen bölgedekilerin cam yüzeyinden kaldırılması ile ve daha sonra da basınçlı boya tabancalarının nozulları değiştirilerek cam yüzeyine tazyikli hava püskürtmek suretiyle yapılan işleme kumlama denir.

Asit işleminde ise cama etki eden tek asit olan HF (hidroflorik asit) kullanılır. Bunda da yukarıda anlatıldığı gibi açıkta kalan bölgeye asit dökerek cam yüzeyi ile reaksiyona girmesi ve o bölgede bir aşınma oluşturulması bir yöntemdir. Diğer bir yöntem ise asit kopartma adı verilen işlemdir. Bu işlemde, önce kumlama yapılarak tüm yüzeyi aşındırılan cam üzerine kaynatılarak zamk haline getirilmiş ve bu arada içine bir miktar HF(hidroflorik asit) ilave edilmiş boncuk tutkalının ince bir tabaka halinde sıvanması ve kurumaya bırakılması ile yapılır. Kurudukça yüzey gerilimi sebebiyle cam üstünde zar gibi kalkmalar başlar ve kopartma adı verilen işlem meydana gelmiş olur.

Bombeli Temper

Bu işlemde temperleme anında ısıl şok uygulanan cam soğutulmadan, belirli redius (yarıçap) oranında bükülür. Temper makinesindeki soğutma bükülme anında uygulanmaktadır. Bir kenarı 230mm'den küçük olan camlar silindirler arasında tutunamayacağından dolayı temperleme ve bombeleme yapılamaz.

Cam özelliklerinin hesaplanması

Cam özelliklerinin hesaplanması (cam modellemesi), belirli koşullar altındaki cam davranışlarını veya cam özelliklerini deneysel araştırma yapmadan, önceden toplanmış veri ve tecrübe ile, bilimsel bir bakış kazanmak veya zaman, hammadde, finansal ve çevresel kaynakları korumak amacıyla tahmin etme işlemine verilen addır. İlk olarak 19. yüzyıl sonunda A. Winkelmann ve O. Schott tarafından gerçekleştirilmiştir. Birkaç cam modellemesinin diğer ilgili fonksiyonlarla kombinasyonu, optimizasyon ve altı sigma prosedürleri için kullanılabilir. İstatistiksel analiz amacıyla kullanıldığında, yeni verilerin, deneysel prosedürlerin ve ölçüm kurumlarının (cam laboratuvarları) akreditasyonu için kullanılabilir.

Tarihsel olarak, cam özelliklerinin hesaplanması doğrudan cam biliminin kurulmasıyla ilgilidir. 19. yüzyıl sonunda, fizikçi Ernst Abbe, Jena, Almanya’da Carl Zeiss’in optik atölyesiyle işbirliği içerisinde, optimize edilmiş optik mikroskopların tasarım hesaplarının yapılmasını sağlayan denklemler geliştirdi. Ernst Abbe’nin zamanından önce, mikroskop yapımı çoğunlukla bir zanaatkarlık işi olarak yapılmakta, bu da kaliteleri ürüne göre değişen çok pahalı optik mikroskopların üretilmesine sebep vermekteydi. Ernst Abbe, hatasız bir mikroskopu kesin olarak ne şekilde yapmasını biliyorduysa da, gereken kırınım indisine ve ayrışmaya sahip lensler ve prizmalar mevcut değildi. Cam zanaatkarları ve mühendisler, Ernst Abbe’nin ihtiyaç duyduğu bu ürünleri üretemediler; zira o çağda cam yapımı bilimsel bir iş değildi.

1879’da, genç cam mühendisi Otto Schott, kendisinin hazırladığı ve özel optik özellikler sergileyeceğini umduğu, özel bir bileşimden lityum silikat cam yapılmış olan cam numunelerini Ernst Abbe’ye gönderdi. Ernst Abbe’nin ölçümleri sonucunda, Schott’un yolladığı numunelerin ihtiyaç duyulan optik özellikleri taşımadığı, aynı zamanda arzu edilen homojenlikte de olmadığı ortaya çıktı. Buna rağmen, Ernst Abbe, Otto Schott’tan problem ile ilgili çalışmalarına devam etmesini ve bütün cam elemanlarını sistematik olarak incelemesini istedi. Sonunda, Schott homojen cam numuneler üretmeyi başardı, ve Abbe’nin istediği optik özellikleri taşıyan borosilikat cam’ı icat etti. Sistematik cam araştırmaları da böylece başlamış oldu. 1908’de, Eugene Sullivan cam araştırmalarını ABD’de (Corning, New York) başlatan kişi oldu.

Cam araştırmalarının başında, cam bileşimi ve özellikleri arasındaki ilişkiyi bilmek son derece önem taşımaktaydı. Bu amaç için, Otto Schott, cam özelliklerinin hesaplanması ile ilgili birkaç yayında toplama prensibini tanıttı.. Bu prensibe göre, cam bileşimi ve belirli bir özellik, ideal karışım varsayıldığında, bütün bileşen yüzdelerine lineerdir, aşağıdaki denklemde Ci ve bi belirli cam bileşen yüzdelerini ve ilgili katsayıları (sırasıyla) belirtmektedir. Toplama prensibi bir basitleştirmedir ve yalnız dar bileşim aralıklarında (viskozite ve kırınım indisi ile ilgili aşağıdaki diyagramlarda görüleceği gibi) geçerlidir. Buna rağmen, toplama prensibinin uygulaması Schott’un, optik camlar, yemek pişirme amacıyla ve laboratuvarlarda kullanılan düşük genleşme katsayılı camlar (Duran), cıva termometreleri için düşük donma noktalı camlar gibi pek çok icadı yapmasını sağladı. Bunun sonucunda, English  ve Gehlhoff et al. published similar additive glass property calculation models. Schott’s additivity principle is still widely in use today in glass research and technology. benzer toplamaya dayalı cam özelliği hesaplama modelleri yayınladılar. Schott’un toplama prensibi günümüzde halen cam araştırması ve teknolojisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Global Modeller

Schott ve birçok diğer bilim adamıyla mühendis, kendi laboratuvarlarında topladıkları, yeterince dar bileşim aralığına sahip deney verilerine toplama prensibini uyguladılar (yerel cam modelleri). Bu metot sayesinde laboratuvarlar arasındaki uyuşmazlıklar ile lineer olmayan cam bileşen etkileşimlerinin dikkate alınmaması sağlandı. Sistematik cam araştırmalarının sürdüğü birkaç onyıl boyunca binlerce cam bileşimi incelenerek, milyonlarca yayınlanmış cam özelliği elde edildi, bunlar da cam veritabanlarında toplandı. Bottinga, Kucuk, Priven , Choudhary , Mazurin , ve Fluegel  global cam modellerini, değişik yaklaşımlar kullanarak yayınlamadan önce, bu büyük deneysel veri havuzu bütün olarak incelenmemişti. Schott’un modellerinden farklı olarak, bu global modeller pek çok bağımsız veri kaynağını da değerlendirmeye aldıklarından, model tahminlerini daha güvenilir hale getirmişlerdir. Ayrıca, global modeller, belirli cam bileşen kombinasyonlarının toplamaya bağlı olmayan bazı özelliklere etkilerini (sağdaki diyagramda görülen karışık alkali etkisi, veya bor anomalisi) ortaya çıkarıp nicelik açısından incelemeyi mümkün kılmıştır. Global modeller, aynı zamanda cam özelliği ölçüm isabetliliğindeki ilginç gelişmeleri, örneğin bazı cam özelliklerinin modern bilimsel literatürde deneysel ölçümlerinin daha az isabetle yapılıyor olmasını (diyagramda gösterilen şekilde) göz önüne sermiştir. Yeni verilerin, deneysel prosedürlerin ve ölçüm kurumlarının (cam laboratuvarları) akreditasyonu için kullanılabilir. Aşağıdaki bölümlerde (erime entalpisi hariç), yüksek miktardaki deneysel veriyi kullanmak için başarılı bir yöntem olarak değerlendirilen deneysel modelleme teknikleri sunulmuştur. Ortaya çıkan modeller, çağdaş mühendislik ve cam özelliklerinin hesaplanması araştırmalarında uygulanmaktadır. Deneysel olmayan (tümdengelimli) cam modelleri de bulunmaktadır. Bunlar genellikle, (erime entalpisi hariç) güvenilir cam özelliği tahminleri elde etmek yerine, bilimsel bir bakış elde etmek amacıyla bazı özellikler (atomik yarıçap, atomik kütle, kimyasal bağ gücü ve açıları, değerlik, ısı kapasitesi) arasında ilişki kurmak için yaratılmaktadır. Gelecekte, özellik ilişkilerinin doğru anlaşıldığı ve ihtiyaç duyulan deneysel veri elde bulunduğunda, tümdengelimli cam modellerinde yapılan özellikler arasındaki ilişkinin incelenmesi, ihtiyaç duyulan bütün özellikler ile ilgili güvenilir tahminler yapılmasını mümkün kılabilir.

Yöntemler

Cam özellikleri ve üretim sırasındaki cam davranışı, GE-SYSTEM , SciGlass  ve Interglad , gibi cam veritabanlarının istatistiksel analiziyle, bazen sonlu elemanlar yöntemiyle birlikte kullanılarak hesaplanabilir. Erime entalpisini tahmin etmek için ise termodinamik veritabanları kullanılmaktadır.

Lineer Regresyon

Eğer istenen cam özelliği kristalizasyon (örneğin sıvılaşma eğrisi sıcaklığı) ya da faz ayrımı ile ilgili değilse, lineer regresyon, üçüncü dereceye kadar genel polinom fonksiyonlar kullanılarak uygulanabilir. Aşağıda, ikinci dereceden örnek bir denklem verilmiştir. C değerleri, Na2O veya CaO gibi cam bileşenlerinin konsantrasyonunun yüzde olarak veya başka kesirler şeklinde değeri, b değerleri katsayılar, n de cam bileşenlerinin toplam sayısıdır. Ana cam bileşeni silica (SiO2) aşağıdaki denkleme dahil edilmemiştir, zira bütün bileşenlerin toplamının %100 etmesi gerekliliği bulunmaktadır. Korelasyon ve önem analiziyle aşağıdaki denklemin pek çok terimi ihmal edilebilir. Resimde de görülen sistematik hatalar, sağır değişkenlerle ifade edilebilir. Daha fazla detay ve örnek, Fluegel’in hazırladığı online rehberde mevcuttur.

.[


Lineer olmayan regresyon

Sıvılaşma eğrisi sıcaklığı, sinirsel ağlar ve bağlantısı kesilmiş zirve fonksiyonları kullanılarak lineer olmayan regresyonla modellenebilir. Bağlantısı kesilmiş zirve fonksiyonları yaklaşımı, bir ana kristalin fazında alansal lineer regresyonun uygulanabildiği ve maksimum erime noktalarında ani değişikliklerin oluştuğu gözlemine dayanmaktadır.

Cam erime entalpisi

Cam erime entalpisi, bir hammadde karışımını (yığın) erimiş cama döndürmek için gereken enerji miktarıdır. Eldeki yığına ve cam birleşimine, fırının ve ısı üretim sistemlerinin verimliliğine, fırında camın geçireceği ortalama süreye ve birçok başka faktöre bağlı olarak değişir. Bu konuyla ilgili ilk makalelerden birisi, Carl Kröger tarafından 1953’te kaleme alınmıştır.

Sonlu elemanlar yöntemi

Bir cam eritme fırınındaki cam akışını modellemek için, viskosite, yoğunluk, ısı iletkenliği, ısı kapasitesi, özümseme spektrumları ve erimiş camın diğer özelliklerine dayanan veriler veya modeller ile oluşturulmuş olan sonlu elemanlar yöntemi, ticari olarak kullanılmaktadır. Sonlu elemanlar yöntemi, aynı zamanda cam şekillendirme işlemleri için de uygulanabilir.

Optimizasyon

Genellikle birden fazla cam özelliğinin aynı anda optimize edilmesi gerekir, buna üretim maliyetleri de dahildir. GE-SYSTEM . Bu işlem, örneğin simpleks algoritması veya elektronik bir tablo kullanılarak, aşağıdaki yöntemle yapılabilir. 

1- İstenen özelliklerin listelenmesi 

2- Üretim maliyetlerini hesaplayan bir formül de içeren, cam bileşimine dayalı cam özelliklerinin güvenilir olarak hesaplanması için modellerin girilmesi 

3- İstenen ve hesaplanan özellikler arasındaki farkın (hatanın) karesinin hesaplanması 

4- Microsoft Excel’deki Solver seçeneğini kullanarak, cam bileşenlerini değişken olarak tanımlayıp hataların karesinin toplamının düşülmesi. Bunun işim Microcal Origin gibi farklı yazılımlar da kullanılabilir. İstenen özelliklerin ağırlığını birbirinden farklı ayarlamak mümkündür. Bu prensiple ilgili temel bilgi Huff et al. tarafından yayınlanan bir makalede bulunabilir. Birkaç cam modelinin, ilgili teknolojik ve finansal fonksiyonlarla birlikte kombinasyonu, altı sigma optimizasyonu için kullanılabilir.

0 Yorum:

Yorum Gönder

Türkiye Şehirleri Türkiye Coğrafyası Dünya Şehirleri Dünya Coğrafyası Ülkeler



  • Blog Yazıları


    Email
    KISA KISA
    X



    Folower Button

    Takipçiler

    Company Info | Contact Us | Privacy policy | Term of use | Widget | Advertise with Us | Site map
    Copyright © 2020. merhancag . All Rights Reserved.

    Bilgi Mesajı

    Duvarı Aşamıyorsan Kapı Aç

    Kıssadan hisse Kısa Kısa'da sizi bekliyor...

    facebook sayfamızı takip edebilirsiniz!