Güzel Bir Hafta Sonu Dileriz

Kısa Kısa'da yeni bir Hikaye

Yolunacak Kaz?..

Sağlıcakla Kalın

×

Loading...
LÜTFEN KULAK VERİN "COVİD" TEHLİKELİDİR

















SON YAZILAR :
Loading...


15 Ekim 2020

Buz Heykeller

MD DNU 003 MD DNU 004 MD DNU 005 MD DNU 006 MD DNU 007 MD DNU 008 MD DNU 009 MD DNV 001 MD DNV 002 MD DNV 003 MD DNV 004 MD DNV 005 MD DNV 006 MD DNV 007 MD DNV 008 MD DNV 009 MD DNY 001 MD DNY 002 MD DNY 003 MD DNY 004 MD DNY 005 MD DNY 006 MD DNY 007 MD DNY 008 MD DNY 009 MD DNZ 001 MD DNZ 002 MD DNZ 003 MD DNZ 004 MD DNZ 005

14 Ekim 2020

Louvre Müzesi (Musée du Louvre)


800px-Paris_July_2011-27a  Louvre Müzesi

Kuruluş tarihi    1793
Bulunduğu yer    Palais Royal, Musée du Louvre,
75001 Paris, Fransa
Ziyaretçi sayısı    7.300.000 (2005)
Yönetici    Henri Loyrette
Resmî sitesi    www.louvre.fr

Louvre Müzesi; Fransız ihtilâlinden sonra 1793 senesinde, Fransa'da açılan ilk devlet müzesi. Paris'te bulunan bu müze emsalleri arasında en ünlülerindendir.

Louvre_at_night_centered2.JPG-37e

paris-gezisi-louvre-muzesi-icinden

louvre11    museum_louvre_pyram_lg

Tarihçesi

Louvre, on üçüncü yüzyıl başlarında (1204), Philippe Auguste tarafından ilk şekliyle inşâ ettirilmiştir. Adını İngilizcede kuvvet, güç anlamına gelen “Lower” kelimesinden alan saray, daha sonra 14. yüzyılda kraliyet merkezi olmuştur. On beşinci yüzyılda ise saray, Loire'nin kıyısına taşınınca Louvre bakımsız kalmış ve 1564'te sarayın Tuileries bölümünün yapımına başlanmış fakat, Üçüncü Napolyon zamanında tamamlanabilmiştir. 1793'te müze hâline gelen saray, 1871'de büyük bir yangın geçirmiştir. Yapılan tâmirât ve değişikliklerle zamanımıza kadar gelen binâ 1932'de son şeklini almıştır.
İçersinde bulunan sanat kolleksiyonları, yenileriyle birleştirilerek büyük bir sanat müzesi hâline getirildi.

Bölümleri

Louvre (Luvr) Müzesi; yedi bölümden meydana gelmektedir. Her bölümün başında yetkili ve sorumlu kişiler vardır. Bunlar da müze müdürüne bağlıdır. Resim, heykel, doğu sanatları, Mısır sanatları, Yunan sanatları, sanat eserleri, desen gibi dallara ayrılan kısımlardan meydana gelmektedir. Doğu sanatları bölümünde; heykel, Akat uygarlıklarından eserler mevcuttur. Mısır sanatları kısmı ise, Mısır'dan getirilen ve Kahire Fransız Enstitüsü tarafından yapılan araştırmalarda ortaya çıkan, uygarlık örneklerinin tanınması bakımından önemlidir.

Mona_Lisa,_by_Leonardo_da_Vinci,_from_C2RMF_retouchedYunan sanatları bölümünde; MÖ 2000 yılı ile M.S. 3. yüzyıl sanatlarına ve çinilerine rastlanmaktadır. Sanat eserleri bölümünde, ortaçağdan günümüze kadar gelen süsleme sanatı örnekleri; resim bölümünde, ortaçağ Fransız ve Avrupa resim koleksiyonları vardır. Fragonard, Rembrandt, Rubens, Titian, Poussin ve David gibi sanatçıların eserlerinin görülebileceği Louvre Müzesi'nde, Winged Victory of Samothrace ve Venus de Milo gibi çok iyi bilinen heykel koleksiyonları da bulunmaktadır. Ayrıca Heykel Bölümü'nde, 19. yüzyıl Fransız sanatının zamanımıza kadarki önemli eserlerini de bulundurmaktadır. Baron Edmond de Rothschild'ın 40.000'den fazla oyma resim, yaklaşık 3000 çizim ve 500 resimli kitap içeren koleksiyonu 1935'te Louvre'a verilmiştir. Bunların yanısıra Louvre'da arkeolojik, mimari ve tarihsel sergilere de yer verilmektedir.
Müzede bulunan eserlerden "Mona Lisa"

Müzenin çok zengin kütüphânesi, konferans salonu ve eğitim bölümü, eserlerin incelendiği ve yenilendiği laboratuvar ile sanat târihi ve müzecilik konusunda eğitim yapan Louvre Müze Okulu da önemli kısımlarındandır.
Leonardo Da Vinci'nin ünlü Mona Lisa'sı da burada bulunmaktadır. Müzenin tamamını dolaşmak 2 gün sürmektedir.  Palais Royal - Musée du Louvre metro durağıyla Louvre Müzesi'ne ulaşılabilir.

images (1)

images (2)imagesINGRES-LA-SOURCE-NU-TABLO-LOUVRE-MUZESI__31393385_0paris-gezisi-louvre-muzesi-icinden

PARIS-LOUVRE-MUZESI-RESSAM-ROMANO-TABLO-KART__50297593_0

II.Abdülhamit’in Eşleri

Shahzade_Abdulhamid_(1867)

Nâzik Edâ Kadınefendi
1863'te Dolmabahçe Sarayı'ında evlendiği Birinci eşi (d. 1850 - ö. 11 Nisan 1895, Yıldız Sarayı) - 3 Ağustos 1876'dan itibaren Baş Kadın Efendi

Safi-Naz Nur-Efzun Kadınefendi
1868'de Dolmabahçe Sarayı'ında evlendiği İkinci eşi (d. 1851 - ö. 1915) - İkinci evliliğini Saffet Bey ile yapan Abdülaziz'in eşi Yıldız Hanımın kızkardeşi ve İkinci Kadın Efendi

Bedr-i Felek Kadınefendi
15 Kasım 1868'de Dolmabahçe Sarayı'ında evlendiği Üçüncü eşi (d. 4 Ocak 1851; Poti, Kafkasya - ö. 6 Şubat 1930; Serencebey, Yıldız) - 1876'dan itibaren Üçüncü Kadın Efendi, 1878'den itibaren İkinci Kadın Efendi, 11 Nisan 1895'ten itibaren Baş Kadın Efendi ve Mehmet Selim Efendi'nin annesi

Bîdar Kadınefendi
2 Eylûl 1875'de Yıldız Sarayı'nda evlendiği Dördüncü eşi (d. 5 Mayıs 1858, Kafkasya - ö. 1 Ocak 1918, Erenköy), Yahya Efendi Camii'ne defnedildi[ - Tuğ General Çerkes Hüseyin Paşa'nın kızkardeşi; 1877'den itibaren Üçüncü Kadın Efendi ve 1893'ten itibaren de İkinci Kadın Efendi

Dil-Pesend Kadınefendi
10 Nisan 1883'te Yıldız Sarayı'nda evlendiği Beşinci eşi (d. 16 Ocak 1865, Tiflis - ö. 17 Haziran 1901, Yıldız Sarayı) - 10 Nisan 1883'den itibaren Dördüncü Kadın Efendi ve 11 Nisan 1895'ten itibaren de Üçüncü Kadın Efendi

Mezîde Mestan Kadınefendi
Önceden V. Murad'ın Hareminde görevli bulunan 2 Şubat 1885'de Yıldız Sarayı'nda evlendiği Altıncı eşi (d. 5 Mart 1869, Gence, Kafkasya - ö. 12 Ocak 1909, Yıldız Sarayı), Yahya Efendi Camii'ne defnedildi- 2 Şubat 1885'ten itibaren Baş İkbâl, 11 Nisan 1895'ten itibaren Dördüncü Kadın Efendi ve 17 Haziran 1901'den itibaren de Üçüncü Kadın Efendi

Emsal-i Nur Kadınefendi
20 Kasım 1885'te Yıldız Sarayı'nda evlendiği Yedinci eşi (d. 2 Ocak 1866, Tiflis - ö. 1950, Nişantaşı), Yahya Efendi Camii'ne defnedildi - 20 Kasım 1885'den itibaren İkinci İkbâl, 11 Nisan 1895'ten itibaren Baş İkbâl, 17 Haziran 1901'ten itibaren Dördüncü Kadın Efendi, ve 21 Ocak 1909'dan itibaren de Üçüncü Kadın Efendi

Ayşe Dest-i Zer Müşfike (Kayıhan/Kayısoy) Kadınefendi
12 Ocak 1886'da Yıldız Sarayı'nda evlendiği Sekizinci eşi (d. 10 Aralık 1867, Hopa - ö. 16 Temmuz 1961, Serencebey Yokuşu No: 53, Yıldız), Yahya Efendi Camii'ne defnedildi - Gazi Şahid Ağır Muhammed Bey ile eşi Emine Hanım'ın kızı ve Ayşe Sultan'ın annesi; 12 Ocak 1886'dan itibaren Üçüncü İkbâl, 11 Nisan 1895'ten itibaren İkinci İkbâl, 17 Haziran 1901'ten itibaren Baş İkbâl, ve 21 Ocak 1909'dan itibaren de Dördüncü Kadın Efendi

Sazkâr Hanımefendi
Dokuzuncu eşi (d. 8 Mayıs 1873, İstinye, İstanbul - ö. 1945, Beyrut), Şam'daki Sultan Selim Camii'ne defnedildi - 31 Ağustos 1890'den itibaren Dördüncü İkbâl, 11 Nisan 1895'den itibaren Üçüncü İkbâl, 17 Haziran 1901'den itibaren İkinci İkbâl, 21 Haziran 1909'den itibaren Baş İkbâl, ve daha sonra da Baş Hanım Efendi

Peyveste Hanımefendi
24 Ocak 1893'te Yıldız Sarayı'nda evlendiği Onuncu eşi (d. 10 Mayıs 1873, Kafkasya - ö. 1944, Paris) - Şehzade Abdürrahim Efendi'nin annesi; 24 Ocak 1893'den itibaren Baş Gözde, 11 Nisan 1895'ten itibaren Dördüncü İkbâl, 17 Haziran 1901'ten itibaren Üçüncü İkbâl, ve 21 Ocak 1909'dan itibaren de İkinci İkbâl

Fatma Pesend Hanımefendi
1896'da Yıldız Sarayı'nda evlendiği Onbirinci eşi (d. 1876, Kafkasya - ö. 1925, Paris) - Hatice Sultan’ın annesi; 1896'dan itibaren Baş Gözde, 17 Haziran 1901'den itibaren Dördüncü İkbâl, ve 21 Ocak 1909'dan itibaren de Üçüncü İkbâl

Behice (Maan) Hanımefendi
10 Mayıs 1900'te Yıldız Sarayı'nda evlendiği Onikinci eşi (d. 10 Ekim 1882, Batum, Kafkasya - ö. 22 Ekim 1969, İstanbul), İkinci evliliğini Celâl Maan Bey ile 1919'da yaptı ve 1923'te de ayrıldı. - 10 Mayıs 1900'den itibaren İkinci Gözde, 17 Haziran 1901'den itibaren Baş Gözde, 21 Ocak 1909'dan itibaren de Dördüncü İkbâl

Saliha Naciye Hanımefendi
4 Kasım 1904'te Yıldız Sarayı'nda evlendiği Onüçüncü eşi (d. 1887, Batum - ö. 4 Aralık 1923, Erenköy) - Mehmet Abid Efendi'nin annesi; 4 Kasım 1904'ten itibaren İkinci Gözde

Dürdane Hanımefendi
Ondördüncü eşi (d. 1867 - ö. Ocak 1955, İstanbul) - Baş Gözde

Calibos Hanımefendi
Onbeşinci eşi (d. 1890, İstanbul - ö. 1955'ten sonra) - İkinci Gözde

Nazlı Yâr Hanımefendi
Onaltıncı eşi - Üçüncü Gözde

Ağlayan Kadın (Meksika Efsanesi)

Ağlayan Kadın ("La Llorona", "Beyazlı Kadın"), Meksika kökenli bir şehir efsanesidir. Genellikle çocukları korkutmak, onlara söz dinletmek için anlatılan bu hikayenin kökeninde Maria adında güzel bir kadının iki çocuğunu boğarak öldürmesinin ardından kendini nehre atarak intihar etmesi ve bu yüzden arafta kalması anlatılmaktadır. Maria'nın ruhu sonsuza kadar dünyada dolaşıp çocuklarına ağıt yakmaya mahkum edilmiştir. Bazı anlatımlarda öteki dünyaya geçebilmesinin şartı çocuklarını bulup yanında getirmesi olarak Lloronabelirlenmiştir.

Söylenceye göre beyazlar içinde, çekici bir kadının (Maria'nın hayaleti olduğu sanılmakta) geceleri nehrin yakınında ağıt yakarken duyulması ona "Ağlayan Kadın" adının takılmasına sebep olmuştur.

Maria'nın çocuklarını boğma sebepleri ve hayaletinin yaşayanlara musallat olması farklı şekillerde anlatılmıştır.

Bunların başlıcasında kocasını aldatan Maria, aşığıyla olabilmek için çocuklarını katleder. Bunu öğrenen aşığın artık Maria'yla olmak istememesi sonucu intihar eden kadının hayaleti arafta sıkışmıştır. Bu hikayede öteki dünyaya geçebilmek için karanlık çöktükten sonra dışarıda yalnız dolaşan çocukları kandırarak veya zor kullanarak yanında götürmesi ve onları öldürerek gereken şartı sağlamaya çalışması anlatılmaktadır.

Bir diğerinde ise kocası tarafından aldatılan güzel kadının çocukları ve kendini öldürdükten sonra ıssız yol kenarlarında bekleyerek erkeklerin dikkatini çekmeye çalışması, çekiciliğiyle onları baştan çıkarması ve sevdiklerine ihanet ettirmesinin ardından onları öldürerek kinini çıkarmaya çalışması anlatılmaktadır.

Efsaneye göre onun ağlamasını duyan veya kendisini gören insanlar yakın zamanda ölüme mahkumdurlar.

13 Ekim 2020

Paylaşılamayan Tatlı “Baklava”

ERZURUM - Türkiye Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği tarafından yapılan, “Baklavanın Tarihi” isimli araştırmada, baklavanın tarih boyunca insanoğlunun vazgeçemediği damak tatları arasında yer aldığına dikkat çekiliyor.

264682

Yunanlar, Türklerin baklavayı Bizans’tan aldığını iddia ederken, bazı uzmanlar da baklavanın Orta Asya kökenli olduğunu savunuyor. Orta Doğu, Doğu Akdeniz ve Balkanlar’da neredeyse tüm kavimler tarafından yapılan baklava, Yunanlılar, Bulgarlar, Ermeniler, Yahudiler ve Araplarca da geleneksel tatlı olarak takdim edilir. 

BAKLAVANIN KÖKENİ BİZANS MI? Türklerin baklavayı Bizans’tan aldığını iddia eden Yunanların tezini doğrulamaya çalışan Prof. Speros Vryonis, Bizans’ta çok sevilen “kopte” veya “kopton” isimli tatlının baklavaya benzediğini yazmış. Baklavanın Bizans değil Orta Asya kökenli olduğu tezini savunanlardan ABD’li gazeteci Charles Perry’e göre ise kopte, baklava gibi bir hamur işi değil bir tür şekerleme. İstanbullu bir Rum olan Sula Bozis ise İstanbul Rumlarının mutfak kültürüyle ilgili kitabında, iki kalın yufka arasına havanda dövülmüş ceviz ve susamla bal karışımı koyularak yapılan kopti adlı bir Bizans tatlısından bahsediyor. Bu tatlının tariflerine, Rumlardan kalan eski yemek defterlerinde de rastlanıyor. 

GÖÇEBE TÜRKLER Göçebe Türklerin mutfak kültürünü fakir bulduğunu ifade eden Prof. Speros Vryonis, göçebe besledikleri sürülerden elde ettikleri ürünler, bulabildikleri sebze ve meyveler ve sac ekmeği ile karınlarını doyurduklarını ifade ediyor.Ancak yufkayı temel gıda bilen göçebe Türklerin, tek tek açılmış ve pişirilmiş yufkalar arasına çeşitli harçlar koyarak katmerli hamur işleri oluşturmuş olmaları da kabul ediliyor. Göçebe Türklerin, kaymak ve bal gibi tatlandırıcıları harç olarak kullanıp, çok katlı yufkadan, hamur tatlıları yapmış olmaları da baklavanın kökeni olarak sayılabiliyor. ABD’li gazeteci Perry ise Azerbaycan’da erişteden ince olmayan sekiz kat yufka arasına fındık, fıstık konularak yapılan ve “Bakı Pahlavası” diye bilinen geleneksel tatlıyı, Orta Asya bozkırlarında çalı çırpı ateşi üzerine oturtulmuş sacda pişen yufka ekmekten, klasik baklavaya varışı sağlayan evrimin bir işareti olarak görür. Perry, “Baklava, sanki İran geleneğindeki fırında pişirilmiş fındık, fıstık dolgulu hamur işleri ile Türklerin çok katlı ekmeğinin bir bileşimi gibidir” tespitine yer veriyor. 

OSMANLI’DA BAKLAVA VE BAKLAVA ALAYI Baklavanın, günümüzdeki gösterişli ve incelikli şeklini ise Osmanlı döneminde aldığı kabul ediliyor. Baklava ile ilgili en eski Osmanlı kaydı, Fatih dönemine ait Topkapı Sarayı mutfak defterlerinde yer alıyor. Bu kayda göre, 1473 yılında sarayda baklava pişirilmiş. Ayrıca, 17. yüzyılın ortalarında, Bitlis Beyi’nin konağına konuk olan Evliya Çelebi de burada baklava yediğini yazıyor. Sultan 3. Ahmed’in, 4 oğluna 1720 yılında yapılan görkemli sünnet düğününü anlatan Vehbi’nin “Surname”sinde ise bütün konuklara baklava ikram edildiği bilgisine yer veriliyor. Bu kayıtlardan, Osmanlı İmparatorluğu’nda baklavanın, daha çok sarayda, konaklarda, ziyafetlerde ve şenliklerde tüketildiği; zor beğenen, servet ve mevki sahiplerini hoşnut etme çabasının, baklavayı basit bir hamur işi olmaktan çıkarıp, ustalık gerektiren, incelikli bir mutfak ürünü haline getirdiği ifade ediliyor. Bamberg Üniversitesinden Bert Fragner ise araştırmasında, Osmanlı İmparatorluğu’nda yeme içme eğilimlerinin, İstanbul sosyetesinin damak zevkine ve tercihlerine göre biçimlendiğini kaydediyor. Bu arada araştırmada, Osmanlı döneminde sarayda ve konaklarda, baklava yapımında usta olan aşçıların tercih edildiği ve baklava yufkasının çok ince açılmış olmasına önem verildiğine de dikkat çekiliyor. Osmanlı’da baklava, devlet törelerine de girmiş. 17. yüzyılın sonlarında veya 18. yüzyılın başlarında ortaya çıkmış olan “Baklava Alayı” geleneği, bunun en belirgin örneği. Ramazan ayının ortasında, padişahın askere iltifatı olarak saraydan Yeniçeri Ocağı’na baklava gönderilirmiş. Söz konusu dönemde, İstanbul halkı, Baklava Alayı’nı seyretmek için sokaklara dökülürken, padişaha ve askere sevgi gösterilerinde bulunurmuş. Baklavayı Osmanlı saltanatının bir sembolü haline getiren bu geleneğin, Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla birlikte ortadan kalktığı, son Baklava Alayı’nın, Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasından 2 ay önce yapıldığı biliniyor.

AA

Türkiye Şehirleri Türkiye Coğrafyası Dünya Şehirleri Dünya Coğrafyası Ülkeler



  • Blog Yazıları


    Email
    KISA KISA
    X



    Folower Button

    Takipçiler

    Company Info | Contact Us | Privacy policy | Term of use | Widget | Advertise with Us | Site map
    Copyright © 2020. merhancag . All Rights Reserved.

    Bilgi Mesajı

    Duvarı Aşamıyorsan Kapı Aç

    Kıssadan hisse Kısa Kısa'da sizi bekliyor...

    facebook sayfamızı takip edebilirsiniz!